Reşat Nuri ile tanıştığım ve uzun zaman sonra okurken göz yaşı döktüğüm bir eser oldu Acımak. Zehra öğretmen idealist genç bir öğretmen karakterindedir çocukluğu sevgisini göstermesine izin verilmeyen bir baba ve içleri yalan duygularla kir tutmuş anne, anneanne figürleri ile geçmiştir. Öyle ki anneannesi tarafından onlara genç yaştan beri babalarının ne kadar kötü, uğursuz ve ailesine önem vermeyen bir adam olduğu telkin edilmiştir. Bunlardan sebep Zehra ve ablası kendilerini bildiklerinden beri babalarından utanırlar, öyle ki Zehra tüm muhitine ailesinden tek sağ kalan babasını hiç anlatmamış yetim bir kız olduğunu ifade etmiştir. Zehra her ne kadar idealist bir muallim olsa da içinde merhamet duygusundan yoksundur. Çocuklara karşı ayakkabıları temiz ve sağlam olmasını, kirli yırtık pırtık bir ayakkabı ile de okula gelmemelerini dile getirip o vaziyette okula gelen öğrencilerini derse almayacak kadar da acımasız, anlayışsız bir muallimdir. Bir gün Zehra babasının ölüm döşeğinde olduğu haberini alır almasına lakin babasına karşı zerre sevgisi ve merhameti olmadığı için onu görmeyi gidip son nefesinde yanında olmayı istemez. Babası her ne kadar kızını son kez görmek istediği haberini ulaştırsa da bizim kız buna katii ve sert bir tutum sergiler. Nihayetinde babası gibi sevdiği müdürün ricası ile gitmeye ikna olur ama babası artık son nefesini vermiştir. Babasının naaşının olduğu eve girip babasını görmek bile istememektedir. Sadece babasından kalan sandığı kurcalar ve babasının genç yıllardan beri yazmış olduğu hatıra defterine ulaşır. Bu defter ile Zehra sadece babası olarak bildiği Mürşit efendiyi tanımaya başlar. Babasının defterini okudukça onun ne tertemiz duygulara haiz bir adam olduğunu ama yapmış olduğu evliliğin onu ne hale getirdiğini ne kadar kendisini