Tüm insanlar aynıdır:Kendileri bir başkasının cebinden alırken yüzleri aydınlanır, gülümserler, ama kaybetme sırası onlara geldiğinde yastaymış gibi ağlarlar
"Büyükler, alçağa öğretmeyin buyurmuşlar, çünkü alçak, senden dostluk görse de sana düşman olurmuş. Kurt yavrusu insanın yanında da büyüse sonunda kurt olur. Sen bunca bildiğinle hikmeti ziyan etmeyesin. Hikmet, layık olmayana verilirse hikmete zulmedilmiş sayılır."
Kuvvetli, kararlı bir babamız olsun, bize neyi yapıp neyi yapamayacağımızı söylesin isteriz. Niye? Neyi yapıp neyi yapamayacağımıza, neyin ahlaklı ve doğru, neyin ise günah ve yanlış olduğuna karar vermek zor olduğu için mi? Yoksa suçlu ve günahkâr olmadığımızı işitmeye her zaman ihtiyaç duyduğumuz için mi? Bir baba ihtiyacı her zaman mı vardır, yoksa, kafamız karıştığı, dünyamız dağıldığı, ruhumuz daraldığı vakit mi isteriz babayı?
Edebiyat öğretmeni sınıfta önce "fena fil-lah"ı, ardından da "fena filaşk"ı anlatmıştı. Bir öğrenci ders çıkışında yolunu kesti ve edebiyatçılar ile sufilerin fena filaşkı (aşkta