Okuduğum ikinci Menteş kitabı olarak ön yargılarımı yıktı diyebilirim.
Bir yandan dini bütün diğer yandan sosyete hayatının cazibesine karşı koyamamış model Göksenin’in hayatını kendisinin ve tanıdıklarının cümleleriyle okuyoruz. Menteş kendini pek yormamış gibi yazmak için fakat gayet hoş ve eğlenceli bir hikaye bulup sunmuş bize.
Edebi bir yanı var mı derseniz sanmıyorum. Ama başkalarının hayatına merak duyduğumuz için roman okumaz mıyız zaten? Bu sefer gerçek ve samimi bir hikaye okuyoruz. Üstelik Göksenin karakterinin bu şeffaflığı da takdire değer.
Bir şehir düşünün. Coşkusu, heyecanı, hareketi hatta sesi bile yok. Avukatı, savcısı, polisi iş yapmıyor çünkü olay yok. Doktor Ox, hava borusu döşeme bahanesiyle şehre normalin üstünde oksijen veriyor ve halkın ruh halini gözlemliyor. Yaptığı deneyle insanların içindeki kavgacı, tartışmacı, üstün olmak isteyen asabi taraflar tek tek ortaya çıkıyor.
Kitap biterken sorgulanan şey insanın içindeki cesaret, erdem, hayal gibi unsurların bir oksijen meselesi olup olmadığı. Doktor Ox’a göre deneyi ile kanıtladığı şey bu. Bir okur olarak saçma olduğunu düşünüyorum.