İkiside gülümsüyordu şimdi.Tam manasıyla ifade edilememiş ilk gençlik aşkının tatlı ve hafif kokusu tüm çarpıcı tatlılığıyla uyanmıştı içerlerinde; insanın bir kez daha görmeyi,bir kez daha yaşamayı arzuladığı fakat uyandıktan sonra küçümseyip dudak büktüğü düşün aynısıydı bu aslında.Arzulanan ama istemeye cüret edilemeyen,vadeden fakat hiçbir şey sunmayan,yarım kalmış,güzel bir rüyaydı.
"Zevk sahibi olmak,nelerin hoşunuza gittiğiyle alakalı değildir.Zevklerimizi araştırarak edinir, tarzımızı düşünerek oluştururuz.İnsanın sesi gibi, işitme duyusu da terbiyeye muhtaçtır.Kulağı kavrayan melodilerden keyif almak, zevksizlerin de becerebileceği bir sathiliktir.Elverir ki müziğin hakikatlisini,sanat eserinin güzidesini keşfedesin.Müzik sanatların en ilahisi. Faniliği hazmetmemiz için en münasip vasıtadır.Bize bir başka dünyadan haber verir. Ve böylece öte dünyanın varlığını duyumsamamızı temin eder."