Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Resmin Arkasındaki Satırlar
Ben İsmet Özel, şair, kırk yaşında.
Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar
ben yaşarken koptu tufan
ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainat
her şeyi gördüm içim rahat
gök yarıldı, çamura can verildi
linç edilmem için artık bütün deliller elde
kazandım nefretini fahişelerin
lanet ediyor bana bakireler de.
Sözlerim var köprüleri geçirmez
kimseyi ateşten korumaz kelimelerim
kılıçsızım, saygım kalmadı buğday saplarına
uçtum ama uçuşum
radarlarla izlendi
gayret ettim ve sövdüm
bu da geçti polis kayıtlarına.
Haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
ruhum sahte
evi Nepal'de kalmış
Slovakyalı salyangozdur ruhum
sınıfları doğrudan geçip
gerçekleri gören gençlerin gözünde.
Acaba kim bilen doğrusunu? Hatta ben
kıyı bucak kaçıran ben ruhumu
Yıllar önce yaşanan bir vakada, yetimhaneye bırakılan bebekler arasında, doğumundan sonra ilk üç ay içinde ihmal edilen, kucaklamayan, dokunulmayan, konuşulmayan bebeklerde ölüm oranının yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Anne-baba ilgisi gören bebekler, en pis ve en kötü şartlar altında bile hayatta kalmayı başarırken, en temiz, en donanımlı şartlar altında yaşayan ama dokunulmayan, sevilmeyen yetimlerin böyle bir şansı olmamaktadır. İnsanın sadece bedenden ibare olmadığı, onun bir de can olduğu açık seçik ortada. Canın gıdası sevgidir.
Kitap okuma alışkanlığı kazanmak isteyenler için çok iyi bir başlangıç kitabı. Odd 10 yaşındadır. İlk babasını kaybetmiş. Daha sonra kaza geçirip topal kalmış. En son da annesi tekrar evlenmiştir. Odd kendini yeni evinde yabancı hisseder. Sık sık babasının ormandaki kulübesine vakit geçirmeye gider. İki sene böyle geçer. Daha sonra kışın çok uzun sürdüğü bir zamanda (hatta bitmek bilmediği) Odd babasının kulübesindeyken kapısına dayanan bir tilkiyi takip etmeye başlamasıyla hikayemiz başlar. Zaten başladığı gibi de biter. Bizim topal Odd kimselere anlatamayacağı, anlatsa da kimsenin ona inanmayacağı maceralar yaşar. Bol bol satın alıp, kardeşinize, kuzeninize, çocuğunuza hediye edin. Hatta beraber okuyun.
İyi kalpli akrabalar ve doktorlar esrime ve ilhamlarını tedavi etmeye kalkmadığı için Buddha, Muhammed ya da Shakespeare ne kadar şanslıymış! dedi Kovrin. - Muhamme sinirleri için potasyum bromür alsa ve günde sadece iki saat çalışıp süt içse, bu muhteşem adamdan geriye köpeğinin bıraktığından fazlası kalmazdı. Doktorlar ve iyi kalpli akrabalar eninde sonunda insanlığın aptallaşmasına, vasatlığın dahilik sayılmasına ve medeniyetin yok olmasına sebep olacak.
Sayfa 35 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu