Melisa

Melisa
Puan vermedi·128 syf.··
2025 62. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2025 15:46
Küçük İskender'in "Kırık Kadeh Sineması İftiharla Sunar"ında anlatılan o şenlikli, derin sohbetli, rakıyı bir felsefeye dönüştüren meyhane portresi bana hep uzak gelmiştir. Çünkü benim için içmek, neşelenmenin ya da sohbetin aracı değil, tam aksine unutmanın ve hisleri dondurmanın bir yoluydu. Benim girdiğim meyhanelerde, oturduğum masalarda, rakının adabı, mezenin tazeliği konuşulmazdı. Buz konulur mu konulmaz mı diye kimse takmazdı. Hatta bazen meze bile gerekmezdi; çünkü geçmişten gelen o ağır acılar, içilen her yudumun yanında zaten fazlasıyla yetiyordu. O yüzden benim masam, diğer masalardaki kahkahalara, coşkulu haykırışlara değil, daha çok bir sessizliğe ve derine gömülmüşlüğe şahit oldu. Ama bu söylediklerim kimsenin içme biçimine bir eleştiri değil. Herkesin hayatla ve alkolle kurduğu çok özel, kişisel bir ilişkisi var. Kimi neşe için, kimi hüzün için, kimi de sadece o anı yaşamak için içer. Küçük İskender'e de bu samimi ve farklı bakış açısını edebiyata taşıdığı için ayrıca teşekkür etmek gerek.
1000Kitap
Kırık Kadeh Sineması İftiharla SunarKüçük İskender · Can Yayınları · 2017239 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2025 61. kitabı
Romanın merkezinde, başkarakterimizin ansızın ortaya çıkan epilepsi rahatsızlığıyla yüzleşmesi yer alıyor. Okur, bu beklenmedik sağlık sorunuyla birlikte adeta nefesini tutarak anlatıya dahil oluyor. Karakterin iyileşme ihtimali, hayatının nasıl şekilleneceği gibi sorular roman boyunca sürekli bir gerilim yaratıyor. Aile, bu süreçte Marsilya’daki uzman bir doktora başvuruyor. Doktorun sakinleştirici tavrı aileye geçici bir güven duygusu verse de kesin tanı için üç yıl sonra yeniden gelmelerini ister. Üç yıl sonra bu kez sadece baba ve oğul, anne ise iş sebebiyle ayrı kalmak zorunda olduğundan, Marsilya yolculuğuna çıkarlar. Burada altı çizilmesi gereken önemli bir ayrıntı da anne ile babanın daha önceden ayrılmış olmasıdır. Doktor, oğlunun testleri için üç gün boyunca uyanık kalması gerektiğini söylediğinde ise asıl hikâye başlar. Roman, görünenin ötesinde bir baba–oğul anlatısıdır. Epilepsi bir tür arka plan unsuru iken, asıl odak baba ile oğulun birbirlerini yeniden keşfetmeleri, tanımaları ve bu süreçte kendi iç dünyalarına doğru bir yolculuğa çıkmalarıdır. Çocukluktan ergenliğe, oradan da olgunluğa geçişin küçük ama derin gözlemlerle işlendiği eser, ilişkilerin kırılgan doğasını ve zamanın insan üzerindeki dönüştürücü etkisini zarif bir dille sunuyor.
1000Kitap
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,946 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2025 60. kitabı
Feride Çiçekoğlu’nun “Uçurtmayı Vurmasınlar” adlı eseri, yalın dili ve bir çocuğun saf bakış açısıyla aktardığı derin toplumsal eleştirisiyle son derece çarpıcıdır. Annesinin mahkûmiyeti nedeniyle doğduğu günden beri hapishane duvarları arasında yaşayan küçük anlatıcı, zaman zaman bu kapalı dünyanın doğallığını sorgular. İnci adlı siyasi mahkûmla kurduğu dostluk, hem çocukluk masumiyetini hem de özgürlük arzusunu besleyen bir bağa dönüşür. Okur, bu masum bakıştan hapishane yaşamının adaletsizliklerini, insaniyet dışı uygulamalarını ve sistemin acımasız yüzünü görür. Roman, yalnızca bir çocuğun hikâyesi değil; umut ile esaret arasındaki ince çizgide, masumiyetin nasıl da en karanlık mekânlarda bile var olabileceğinin kanıtıdır.
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202417,2bin okunma
Albaya bir şey yok
Puan vermedi
Gabriel García Márquez’in “Kırmızı Pazartesi” romanından sonra, “Albay’a Mektup Yok” daha akıcı ve yapısal olarak daha bütünlüklü bir anlatı sunar. Albay’ın bitmek bilmeyen — hatta bitmemesi gereken — umudu, yoksulluğun kemiklere işleyen ağırlığıyla iç içe geçer. Márquez, bu bekleyişi öyle ustalıkla işler ki, okur da Albay’la birlikte mektubun, horoz dövüşünün ve belki de kurtuluşun geleceği günü bekler. Ancak yazar, nihai bir son sunmaz. Bu tercih, kimi okur için eksiklik gibi görünse de aslında metnin anlamını derinleştiren bilinçli bir boşluktur. Zira burada önemli olan, sonucu öğrenmek değil; beklemenin kendisini, umut ile çaresizlik arasındaki ince çizgiyi yaşamaktır.
Albaya Mektup YokGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202010,2bin okunma

Melisa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·136 syf.·
8 günde okudu
·
2025 58. kitabı
Abraham J. Twerski
7.9/10 · 201 okunma