Distopya mı? Evet. Dönemi için özgün bir fikir mi? Evet. Yazıldığı tarih itibarıyla çarpıcı mı? Yine evet. Ancak tüm bu “evet”ler, bu kitabı kurtarmaya yetiyor mu? Ne yazık ki hayır.
Cesur Yeni Dünya, hakkındaki kült söylemlerin aksine, bana göre başarısız bir roman. Atmosfer kurgulamasındaki yetersizlik, karakterlerin neredeyse birer karton figür gibi kalması ve kurulan detaylı evrenin okuyucuya yalnızca yüzeysel bir biçimde sunulması, kitabı zayıf ve yorucu bir metne dönüştürüyor.
Distopya edebiyatının en güçlü yönü, okuru o yabancı dünyaya ikna edebilmesidir. Ancak Huxley, kurduğu sistemin iç işleyişini ne anlatmayı başarıyor ne de hissettirebiliyor. Anlatım dağınık, olaylar kopuk, mantık hataları ise göz ardı edilemeyecek kadar fazla. Kitabın kendi içinde bile inandırıcılığını kaybettiği anlar öylesine çok ki, bu kadar hacimli bir evrende, hiçbir şeyin üzerine sağlam bir temel inşa edilmemiş gibi duruyor.
Benim için okumakta zorlandığım ender kitaplardan biri oldu. Ne felsefi derinliğiyle tatmin edici, ne edebi yönüyle etkileyici, ne de atmosferiyle sürükleyici. Üzgünüm, Cesur Yeni Dünya sınıfta kalıyor. Hiç kimseye gönül rahatlığıyla önerebileceğim bir eser değil.