Yalnızlık zor bir şey. Huzurevinde de olsa eşini bulmak istiyor. Gençler bizi hemen bir kenara itiveriyorlar ama bilseler ki ne kadar yaşlanırsan yaşlan sen de herkes gibi yaşamak istiyorsun. Ancak mezarda bitiyor hayat. Mezara girmedikçe, göğsünün altındaki kalp attıkla sen de istiyorsun hayattan payını... Gençler bir bilseler, anlasalar bunu...
Belki çok çok alıp veremedik ama olanı verdik. Bildiğimiz kadarını yaptık. O kadar biliyordum, o kadar yaptım. Bir günden bir güne diyemezler ki annemiz bize bakmadı. Baktım ben. Baktım. Baktığımdan ötürü belki de bakılmak istedim. Sevdiğimden ötürü sevilmek istedim. O olmayınca gücendim de geldim ben. Çok gücendim.
Ben kadere inanırım Meltem. Her şey önceden belli; ne olacağı, kiminle olacağı belli. Hiç kimse değiştiremez. Sen sadece rolünü iyi oynarsın ya da oynamazsın. Bu kadar. Kes bütün iplerini. Sen kukla değilsin. Kaderinin hakkını veren, müthiş bir oyuncusun. Zaten yapmışsın. Bırak 'öyle olmuştu, böyle olmuştu' demeyi. Olan biten her şey bizi bugüne hazır lamak içindi, talihsizlikler de öyle...
Herkes dertte değil, herkes derste. Herkes derdiyle dersini alıyor. Ders alınacak, sınav geçilecek... Teneffüs ancak o zaman. Sen derdini çekmiş, dersini almışsın, şimdi artık ferahlama zamanı senin için.