Sonra, bütün benliğini kaplayan bir ses, «Evet, bu kadar» diye fısıldadı kulağına.
Duygu yönü ağır basan insanlarda sık sık görülen değişiklik Nehlüdof'da oluyordu şimdi. Bir zamanlar ona tuhaf, akıl almaz, şaka gibi gelen düşünce, günlük olaylarla doğrulana doğrulana, onunda birden gerçeğin ta kendisi oluvermişti gözünde. Đnsanlara ıstırap çektiren bu korkunç kötülüklerden kurtulmanın tek yolunun, insanların kendilerini Tanrıya karşı suçlu hissetmeleri, bu nedenle başkalarını cezalandırmaya ya da düzeltmeye yetenekli olmadıklarının olduğu düşüncesi şimdi açık seçikti onun için.