İçinde, ölüme karşı her zamanki korkuyu arıyor, bulamıyordu. Hani ölüm?... Ne ölümü?...
Hiç korku yok! Çünkü ölüm de yoktu. Ölüm yerine ışık vardı.
İvan İlyiç, birdenbire, yüksek sesle,
— Demek böyleymiş! dedi. Ne saadet!
Bütün bunlar onun için bir anda oluverdi ve bu anın anlamı artık değişmedi.