Mehmet Can

Mehmet Can
Yusuf’un gömleği…
O zaman Monte Kristo ağır ağır evden çıktı ve limanin yolunu tuttu. Ama Mercedes, Dantes Baba'nin küçük odasinin penceresinde olmasina karşın onun uzaklaştığını görmedi. Gözleri uzakta oğlunu engin denizlere götüren gemiyi artyordu. Sesi, elinde değilmis gibi, yavasça söyle fısıldıyordu: "Edmond! Edmond! Edmond!"
Sayfa 1287
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Öykümüzün kahramanı o anda, muzip bir çocuğun güneşe ayna tutarak gözünü kamaştırdığı bir adama benziyordu. "Nedir bu," diye düşünüyordu; "Düş mü görüyorum yoksa?.. Yeni bir olay mı, yoksa dünkünün devamı mı?.. Ne hakla yapıyorlar bunu, kim getirdi bu adamı buraya, kim izin verdi?.. Düş mü, hayal mi görüyorum?.." Bay Goladkin usulca kolunu çimdikledi, hatta odadakilerden birini çimdiklemek istedi ama vazgeçti. Yok yok, düş değildi bu, değildi. Bay Goladkin buram buram terlemeye başladı. Başına olağanüstü, görülmemiş, kimsenin başına gelmemiş bir şey geldiğini hissediyordu. Durum bu derece utandırıcıydı. Böyle münasebetsiz bir halin temsilcisi olmak Bay Goladkin'e ayrıca azap veriyordu. Sonunda o hale geldi ki kendi varlığından şüpheye düştü. Her şeye hazır olduğu halde durumunun özelliği beklenir sürprizlerden değildi! Sıkıntı içinde bunalıyor, vakit vakit bilincini, belleğini kaybeder gibi oluyordu. Birdenbire toparlandı, önündeki çalıştığı evrakı hiç düşünmeden, adeta fark etmeden çalakalem yazdığını gördü. Yazdığını denetlerken okuduğunu anlamadığının farkına vardı. Tam o sırada, yerinde sessizce oturan öteki Goladkin ayağa kalktı, besbelli bir iş için bitişik odadaki kaleme gitti. Bay Goladkin arkasından baktı, sonra etrafına göz gezdirdi; her şey eskisi gibiydi.
Sayfa 47 - Goladkin·Kitabı okudu
Ben kendimle o kadar kolay barışamıyorum. O zaman dediklerimi, hareketlerimi, tavırlarımı, ifadelerimi hatırlamak, ki aylar geçti, bana tarifsiz acı veriyor. Sizden işittiğim gayet usturuplu azarı asla unutmayacağım: 'daha beyefendice davranmış olsaydınız.' Sözleriniz bunlardı. Bana nasıl işkence ettiler, bilemezsiniz, hayal bile edemezsiniz; – yine de, itiraf ederim, haklı olduklarını kabul etmem biraz zaman aldı.
Sayfa 330
Sevgili Kont, zavallı Madam de Mortsauf’tan, sizi yüksek çevreye yönelterek epeyce yararlı olan bir mektup, yüksek başarılarınızı sağlayan bir mektup almışsınız. İzin verin de eğitiminizi tamamlayayım. Ne olur, kötü bir alışkanlıktan sıyrılın; durmadan ilk kocalarından söz eden, rahmetlinin erdemlerini durmadan ikinci kocalarının suratına çarpan dul kadınlara özenmeyin. Ben Fransızım, sevgili Kont; sevdiğim erkekle, bu erkeğin bütün benliğiyle evlenmek isterim, ama Madam de Mortsauf’la evlenemem. Öykünüzü hak ettiği dikkatle okuduktan sonra –size ne denli ilgi gösterdiğimi bilirsiniz– Madam de Mortsauf’un üstünlüklerini Lady Dudley’in suratına çarpıp durarak zavallı kadını çok sıkmışsınız, Kontes’i İngiliz aşkının kaynaklarıyla ezerek o zavallıya da çok kötülük etmişsiniz gibi geldi bana. Bana, hoşunuza gitmekten başka üstünlüğü olmayan zavallı yaratığa da kabalık ettiniz; sizi Henriette gibi de, Arabelle gibi de sevmediğimi çıtlattınız bana. Kusurlarımı gizleyecek değilim, biliyorum onları; ama bunları bana böyle sertçe sezdirmek neden? Kime acıdım, biliyor musunuz? Seveceğiniz dördüncü kadına.
Natalie·Kitabı okudu

Mehmet Can

, bir kitap okudu
10/10
·226 syf.·
2023 77. kitabı
Necip Fazıl Kısakürek
9.3/10 · 2.154 okunma