İçimden söz edesim geliyor yağmurlara
Nasıl sağanak sağanak buluştuğunu acıyla
Ahkamsız hükümlerle
Kaç bin kez sallandırıldığını yüreğimin
İdam sehpalarında
Umduğum gibi gitmeyen tüm yolların
Beni bana nasıl çıkardığını anlatasım gelir
Yağmurlara yaraşır bir göğe
Binbir umutla nasıl tutunduğum gizlice
Geceden kalma sessizliklerimi
Çığlıklarımla nasıl böldüğümü
Gördünüz mü diye sorasım gelir
İçimden kendimi içime atasım gelir
Tek bi söz söyleyerek
Bütün yaşam yükümü dağıtasım
Anlatasım sayfa sayfa bağırarak
Yalnızlığın ardından usanmış bıkkın
Kalabalıklarda kalasım
Kendimi bağrıma basasım gelir...
...
Belki de her gün koşturarak işe giderken
Basmışımdır bir çiçeğe, rengine, kokusuna aldırış etmeden
Bilmeden daha hiç adını
Dünyadan almışımdır bir canı daha istemeden
Zulmetmişimdir bir kelebeğe kovalayarak durmadan
Yeter ki dokunsun avuçlarım kanatlarına
Cezbeden renklerine baksın yakından gözlerim
Bir günlük ömrünü indirmişimdir yarıya, sormadan, fikrini almadan
...