Son zamanlarda okuduğum en muhteşem kitap, Nietzsche Ağladığında. Ünlü Psikiyatrist Irvin D. Yalom tarafından kaleme alınan kitap, 1880’li yılların Avrupası’nda Dr. Josef Breuer ve Prof. Friedrich Nietzsche arasında geçen tedavi sürecini konu alıyor. Irvin D. Yalom’ın kullandığı üslup son derece açık, akıcı ve yetkin. Kitaptaki hemen hemen tüm kişiler gerçek; fakat hikâye yazarın kurgu gücüyle gelişiyor.
Prof. Nizetsche ve Dr. Breuer arasında gerçekleşen felsefe sohbetleri, psikolojik analizler ve özgürlük arayışları ile gelişen hikâyede, hayata dair birçok öğretici deneyim ve fikir yer alıyor. Kendi yolunu çizmekte olan herkesin müthiş kazanımlar elde edeceği kitapta, Nietzsche’nin “üstün insan ideası” ve bu uğurda göze aldığı uzun ve zorlu yol resmediliyor.
Irvin D. YalomNietzsche Ağladığında
Senin o anlatılması imkansız, dayanılmaz gözlerin, bütün kör, şaşı, şiş, alçak ve yere bakan gözleri bir kalemde kaldırır atar dünyadan. Sabah gözlerimi sana açarım. Akşam, uykularımı senden alırım. Nereye, ne yana dönsem karşımda mutluluğun o harikulade baş dönmesini bulurum. Böyleyken gene de şükretmem halime, hergelelik, açgözlülük eder, seni üzerim. Aklıma gelmez ki seni usandırır, sana gına getirtirim. Sana dert, sana ağırlık, sana sıkıntı olurum. Nemsin be? Sevgili, dost, yar, arkadaş… Hepsi. En çok da en ilk de Leylasın bana. Bir umudum, dünya gözüm, dikili ağacımsın. Uçan kuşum, akan suyumsun. Seni anlatabilmek seni. Ben cehennem çarklarından kurtuldum, üşüyorum kapama gözlerini Leylim LeylimAhmed Arif