"Dünle bugünün bir araya geldiği, birbirlerini tanıyıp kucaklaştıkları tek bir yer var, o da yarın."
İlk kez Eduardo Galeano okudum ama bu kadar çok seveceğimi düşünmemiştim.
Çok farklı bambaşka ama bir o kadar tanıdık ve aidiyetlik veren bir üslubu var yazarın.
Yazar "Beni okuyamayanlar için yazıyorum: ezilmişler için, yüzyıllardır tarihe geçebilmek umuduyla kuyrukta bekleyenler, kitap okuyamayanlar ve kitap alacak parası olmayanlar için." diye yazıyor.
Latin Amerika'ya götürüyor bizi yazar, kah sokaklarda dolanıyoruz kah küçücük bir anın içine sıkışıyoruz, sıcak iliklerimize işlerken sanki karşımıza çıkıyor ve anlatmaya başlıyor gerçeği düşe dökerek. Kimi zaman sanki bin yıldır yaşıyoruz gibi tarihe şahit oluyoruz kimi zaman dün doğmuş bir hayalin çeperinde duruyoruz.
Bu eser son derece kişisel bir metin bence, Eduardo Galeano'nun hayatı diktatörlükten kaçmakla geçmiş adeta, mücadeleye karşı sanata tutulanlardan olmuş.
Herkese şiddetle tavsiye ediyorum bu eseri.