Milo

Puan vermedi·220 syf.··
2022 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2022 21:53
Agnes Grey Anne Bronte'nin kendi hayat hikayesinden izler barındıran ilk eseri, eser 1847 yılında yayınlanmış ve tamamiyle dönemin klasik, geleneksel ve muhafazakar İngiliz aile yapısının temelini anlatıyor adeta. Richard Grey kötü bir yatırım sonra bütün varlığını kaybedip küçük bir yerin papazı olarak ailesiyle beraber mütevazi bir yaşam sürmeye başlar, eşi çok varlıklı ve sınıfsal olarak üst kademeden geldiği için çekinceleri vardır fakat birbirlerine duydukları sevgi ve saygı herhangi bir olumsuzluğun karşısında dimdik durur. İşte böyle bir ortamda yetişir Agnes, ilkeli ve güçlü olmayı fakat her şeyden çok açık yürekli olmayı amaç edinmiştir. Ailesinin içinde bulunduğu duruma kayıtsız kalamadığı için mürebbiyelik yapmaya karar verir. Hayata atılışı böylece gerçekleşir. O günden bugüne hiç değişmemiş hayata sıfırdan atılan bir insanın karşısına put gibi çıkan toplum ve bu toplumun her en iyisinin en kötüsünü aratmaz hali. Agnes'in inceliğini okurken çok etkilendim, İngiliz edebiyatında en sevdiğim klasiklerden biri oldu, herkese şiddetle tavsiye ederim.
1000Kitap
Agnes GreyAnne Brontë · Yedi Yayınları · 2021141 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·330 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2022 00:00
"Elimi uzatsam tutacağım seni Yezida, sanki tutacağım. Öyle yakınsın bana. Yüzüne, saçına el değeceğim. Lakin sen kutsal dairenin içindesen, hududundan içeri sızamam. Yani ki o kadar ıraksın benden. Yüreğim dağlanır ağalar, yüreğim... Çöz inadını Yezidam, çöz gayrı... Ezidi Kadınlar--Lakin Yezida her gün saçından bir örük çözer. Belli ki kırka tamam edecek. Ölümle muratlanmıştır. Tam kırk gün bekleyecek." İlk kez Murathan Mungan okudum ve kaleminden gerçekten çok etkilendim. Mahmud ile Yezida imkansız bir aşkın sürüncemesini anlatıyor, Taziye kanın oluk oluk aktığı her yanı ölümle sarılı topraklarda törenin kırılmasını, Geyikler ve Lanetler ise bir kavmin yok oluş öyküsü adeta. Murathan Mungan gayet yalın ve etkili bir üslupla destansı bir anlatıyla yazmış bu üç eşsiz oyunu, ben en çok Taziye ve Geyikler ve Lanetler'i sevdim. Herkese şiddetle tavsiye ediyorum.
1000Kitap
Mezopotamya ÜçlemesiMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 2014274 okunma
9/10
·367 syf.··
2022 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2022 23:35
"Güneşe güvendiğinde hayat ne kadar güzeldir. Bakıyordun ve herkes bakıyordu. Seviyordun ve herkes seviyordu. Yiyordun ama yanındaki açtı." "Zaten insanlar her zaman bazı şeyleri başkalarıyla ikame etme tehlikesiyle karşı karşıyadır; yanlış bir hayat yaşama, yanlış umutlar besleme tehlikesiyle." 60'lı yılların Yunanistan'ı, kan, karmaşa ve kayıp yılları. Bütün bu kaosun ortasında bir milletvekili açık yürekle yola çıkıp barış için, savaşa karşı adalet için, yokluğa karşı hayat için binlercesinin sesini haykırıyor. Adalet, insanlık, yaşam için haykırmanın hayatın inşasını kardeşçe, eşit ve yaşam hakkını gerçekleştirebilecek olması beklenebilir mi bu karanlık çağda? Hiç şaşmaz halkların makus kaderinin değişeceği inancı her daim dikta tarafından yıkılır. İşte bize hiç yabancı olmayan, bizden olan bir gerçeğin hikayesi Ölümsüz. Herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Tek dileğim Vasili Vasilikos gibi nice Yunan yazarın eserlerinin dilimize daha çok çevrilmesi.
1000Kitap
ÖlümsüzVassilis Vassilikos · Sel Yayıncılık · 2016104 okunma
Puan vermedi
"gerçi insanın hakikatini bulunabileceğini sanmasam da pek onu aramaya çıktığımı itiraf etmeliyim size sevgili okurlar günah çıkartır gibi bir insanın günah çıkartırken bile söylediklerine inananlardan değilken yazmak böyle bir şey belki de hakikat diye bir şey olamayacağının bilinciyle hakikatin öznellikte mi olduğunu sorumlulukta mı insanın en temel varlığının kayboluşuyla yitip gittiğini mi toplumla senin yaratılışın oluşun arasındaki ipliklerde mi gerili durduğunu düpedüz özgürlükte mi olduğunu bilmeden" Lahzen gencecik fidanlardan bir fidan, çocukluğu hep yarım, acının makul bir kader olarak tayin edildiği bir coğrafyanın insanlarından, ömrünü kendisi değil içindeki binlerce kadın, binlerce taş, binlerce kalan yaşıyor, Lahzen çağın tek şahidi. Yazıyor bu yüzden kalemini keskin bir kılıç belleyip, kalan her şeyin hesabını kesiyor, hayat iyi saatte olsunların tekerine kaçmışken Lahzen tarihin tozundan bir zerre oluyor, çağını yakıp yeniden doğuruyor. Günden güne yaşlanıyor Lahzen, her sabah genç bir kız kucağında kendi çocukluğunu alıp başlıyor güne, her gece saçları ak yüzü bulutlar gibi yaşamış bir kadın olarak uyuyor. "ben ''lahzen'' kimim ve nasıl biriyim hayatımın neresindeki yaşantıdayım sorarım kendime her gün sen hangi bilinçtesin lahzen hangi göklerin bulutlarından yağdın bu çorağa böyle son bilinç ölüm olacağına ölüm anındaki bilincin bilinci yazılamayacağına göre hangi kavşağındasın tinsel gerçekliğin ben lahzen"
1000Kitap
KalanLeyla Erbil · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021692 okunma
Puan vermedi·156 syf.··
2021 108. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2021 22:02
"yaşamın bir-iki basit belirti ve karardan oluştuğunu; ölümün doğum anında kök saldığını ve insanın ömür boyu bu kökü sulayıp yetiştirmekle yükümlü olduğunu düşünüyordu." İlk kez Mişima okudum ve sevdim mi sevmedim mi pek emin değilim. Kurduğu cümlelerin o ruhani anlatımını çok hoşuma gitti fakat kitabın özellikle çocuk karakterlerini okurken tuhaf hissettim. Aslında çocukların gözünden yaşamın, insan hayatının ve düzenin yıkıcı kırılmasının yansımasını anlatmak istemiş bence yazar. Aile denilen kurumun ve insan ilişkilerinin değişken dinamiği, şartlar ve ötesinde bir anlatı söz konusu. Noboru 13 yaşında küçük bir çocuk, babası öleli beş yıl olmuş, annesiyle beraber yalnız başlarına yaşıyorlar ta ki denizci Ryuji Tsukazaki hayatlarına girene kadar. Olaylar bu şekilde gelişiyor, ilgisi olan herkese tavsiye ederim.
1000Kitap
Denizi Yitiren DenizciYukio Mişima · Can Yayınları · 20173,216 okunma