10.yüzyıl, İslam dünyasında bilimsel çalışmaların zirveye ulaştığı, coğrafya, tarih ve felsefe alanlarında önemli eserlerin üretildiği bir dönemdir. Hudûdü’l-Âlem min el-Meşrik ila’l-Mağrib (Doğu’dan Batı’ya Dünyanın Sınırları), bu dönemin en özgün coğrafya eserlerinden biri olarak kabul edilir. 982 yılında anonim bir müellif tarafından Farsça kaleme alınan eser, Gazneli hükümdarı Ebû Mansûr’un himayesinde yazılmıştır ve dönemin coğrafi bilgilerini sistematik bir biçimde derlemeyi amaçlamaktadır.
Eserde, dünyanın bilinen bölgeleri hakkında coğrafi, kültürel ve ekonomik bilgiler verilmekte; şehirler, halklar ve ticaret yolları detaylı bir şekilde anlatılmaktadır. Bu çalışma, Hudûdü’l-Âlem’in tarihsel bağlamını, coğrafya anlayışını, sosyo-kültürel içeriğini ve modern akademideki önemini ele alarak eserin neden hâlâ araştırmacılar için değerli bir kaynak olduğunu tartışacaktır.