Elif

Elif
Vouz allez apprendre, vouz allez créer..
Bir şey olması gerek, insan ilişkilerinin birçoğunun açıklaması işte bu. Bir şey olması gerek, aşksız bir kölelik, savaş ya da ölüm. O halde yaşasın cenaze törenleri!
Sayfa 31
Edebiyat
Reklam
Gerçekten de cennet bu değil midir, aziz bayım, hayatla araya aracı koymadan yaşamak?
Sayfa 24
Edebiyat
... Bu gözlemlere ek olarak, metotsuz ve dağınık çalışmanın insanı yorduğunu söylememiz gerekir. Çoğu zaman metotsuz çalışmanın ceremesini çalışmanın bizzat kendisine yükleme hatasına düşeriz, halbuki sistemli bir çalışmanın insanı yorması gibi bir şey yoktur. İnsanı yoran şey meşguliyetlerinin fazlalığıdır, çünkü hiçbirini tamamlayamadığı için bir işi tamamlamanın zevkine varamayacaktır. Zihnimiz birkaç parçaya bölünerek çalışırken, alttan alta içimize hep bir huzursuzluk hâkim olur. İşte kaygıya ve zihinsel yorgunluğa sebep olan şey hakkınızı vermediğimiz, yarım yamalak yapmaya çalıştığımız işlerdir.
Sayfa 202
Alıntı
Mütemadiyen meşgul olan insanlar eylem insanlarının tam zıddıdırlar. Bu insanlar sürekli bir şeylere koşuşturmak zorundadırlar. Yalnız şöyle belirgin bir özellikleri vardır ki bir gün yaptıkları işin diğer gün yaptıkları ile hiçbir alakası yoktur. Ama şu da herkesçe gayet iyi bilinir ki hayatta, siyasette vs. başarılı olmak için her şeyden önce insanın çabalarının aynı doğrultuda ve istikrarlı olması gerekir. İşte bu yüzdendir ki bu insanların onca koşuşturması boşunadır. Bal yapmak yerine sürekli vızıldayan arılar misali peteklerine baktığınızda iyi ve dürüst iş namına bir şey göremezsiniz.
Sayfa 148
Alıntı
"Ayağının dibinde kendisi için kazılmış mezarın baskın düşüncesi zihninden bir an olsun çıkmıyordu, ama bu düşünce muğlak ve dağınıktı. Düşüncelerini ölüm fikri üzerinde yoğunlaştıramıyordu. İşte bu yüzden ölümün kapısında tir tir titrerken bile önündeki sivri demirleri saymaya kaptırmıştı kendisini. Bir tanesinin başı nasıl kırılmış acaba, diye düşündü. Acaba tamir edecekler miydi yoksa olduğu gibi bırakacaklar mıydı? Ardından zindanların ve darağaçlarının korkusu geldi aklına ama hemen sonra etrafı serinletmek için yere su serpen adamı seyretmeye koyuldu... sonra tekrar düşünmeye başladı."
Sayfa 74 - Charles Dicknes, Oliver Twist, Bölüm LII