Bizi kandıran şey içinde bulunduğumuz şartlardır. Bu yüzden bunların çok iyi anlamalısın. İyiden önce kötüyü kucaklarız. Bir zamanlar istediğimiz şeyin tam tersini istersiz. Dualarımız dualarımızla, planlarımız planlarımızla savaş halindedir.
Epiktetos, "Kalbine bu kadar çok şey doldurma," der. Odaklan. Önceliklendir. Zihnini şu soruları sormak üzere eğit: "Buna ihtiyacım var mı? Bunu elde edemezsem ne olur? Onsuz da yaşayabilir miyim?"
Bu sorulara vereceğin cevaplar rahatlamanı sağlayacaktır. Seni dengeli ya da mutlu olmaktan mahrum bırakacak kadar meşgul eden tüm gereksiz şeylerin yok olmasına yardımcı olacaktır.
Ruh bir tas suya benzer. İzlenimlerimiz ise suyun üzerine düşen ışık huzmesi gibidir. Su karışırsa ışık da hareketli gibi görünür ama aslında öyle değildir. O yüzden bir kişi soğukkanlılığını kaybettiğinde sorun yeteneklerinde ya da erdemli özelliklerinde değil, varoluşun kaynağı olan ruhundadır. Ruh sakinleştiğinde her şey sakinleşir.
Epiktetos, Makaleler, 3.3.20-22
Benim hayatımın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve korkuyorum. Asla istediğim bütün kitapları okuyamayacağım; olmak istediğim bütün insanlar olamayacağim ve yaşamak istediğim bütün hayatları yaşayamayacağım. Kendimi istediğim bütün becerileri edinecek kadar eğitemeyeceğim. Bunları neden istiyorum? Hayatımda mümkün olan zihinsel ve fiziksel tecrübelerin tüm renklerini, tonlarını ve çeşitlerini tutmak ve hissetmek istiyorum. Ve korkunç derecede sınırlıyım.