"Metafiziği oldum olası gizli deliliğimizin bir uzantısı olarak görmüşümdür. Gerçeği bilseydik zaten görürdük, kalanı da birtakım sistemlerden ve dolgu malzemesinden başka bir şey değil.
(...)
Çünkü insan olmak, evrenin anlaşılmayacağını bilmek anlamına gelir.
Bir gün
Yaşayan hiç kimsenin
Anısı olmayacağız.
Yine de
Sonsuzluk bizmişiz gibi
Yaşayacağız dünyayı.
Unutmak ey
Tanrının anlaşılmaz bağışı
Sensin hepimizin büyük hayatı.
~Dikkat spoiler içerir~
Öncelikle kitabı okumayı düşünen ya da kitap hakkında aklında soru işaretleri olan arkadaşlar varsa kesinlikle alıp okumalarını tavsiye ederim. Tahmin ettiğiniz üzere kitap Afgan asıllı iki çocuk etrafında şekilleniyor. Yaşam tarzları arasında dağlar kadar fark olan bu iki çocuğun, kitabın sonlarına doğru kardeş olduğunu öğreniyorsunuz. Okumaya başladığımdan beri aklıma dahi getirmediğim bu hadiseyi öğrenince şoka giriyorum. Bu büyük sır, aynı evde tabiri caizse efendi- hizmetçi ilişkisi sürdüren çocuklardan yıllarca saklanıyor.
Savaş nedeniyle ülkeden ayrılan emir ve babası geride bıraktıkları hasan.. Trajik olaylarla dolu, okurken çoğu zaman öfkeleneceginiz, hayatın ne kadar acımasız ne kadar adaletsiz olduğunu düşüneceğiniz bir roman.
Şimdiden keyifli okumalar..