Sanığın suçu üstlenmesi, onun suçu işlediğine dair yeterli bir delil sayılıyordu. Bu düşünce harfiyen çürük olmakla birlikte, aynı zamanda temel hukuk yasalarına da tamamen aykırıydı. Çünkü sanığın inkârının suçsuzluğunun kanıtı olarak kabul edilmediği durumda itiraf, onun suçluluğunun kanıtı olmamalıdır.
Her defa haberi taze bir müjde; O var!
Her defasında, geç, gafletten vecde; O var!
Ne sen varsın, ne ben, ne yâr, ne kimse; O var!
Bütün sevdiklerin elden gittiyse; O var!
Kalacak kim var ki, dost tomarından? O var!
Sana daha yakın şahdamarından; O var!
Arama, ilâç yok eczahanede! O var!
Gâyede, sebepte ve bahanede; O var!
Sevdiğini ebed boyu tutan dinç; O var!
Ölümsüzlük şevki, ilâhî sevinç; O var!
Yıkılmaz dayanak, kırılmaz destek; O var!
Tekten de tek, bir tek, tek başına tek; O var!