İkiyüzlülük içime işlemiş olsa da asla bir sahtekar değildim ; her iki yüzüm de yapmacıksızdı ; gündüz gözüyle öğrenip ufkumu genişletmeye ya da üzüntü ve acılarımdan kurtulmaya çabalarken ne denli kendimsem, zincirlerimden boşanıp utanca batarken de o ölçüde kendimim.
Yazmak bile cazibesini kaybetti gözümde. Sadece heyecanları ifade etmek değil, uzun uzadıya cümleleri şekillendirmek de; hepsi o kadar sıradanlaştı ki, yemek yer ya da su içer gibi yazıyorum, belki biraz dikkatli, belki biraz dikkatsizce, ama dalgınca bir kayıtsızlık ile, coşkudan ve ateşten yoksun bir özen arasında bölünmüş olarak.