Modern sözleşme eşi benzeri görülmemiş bir kudret vaadinde bulundu ve sözünü de tuttu. Peki bedeli ne oldu? Modern sözleşme güce karşılık anlamdan vazgeçmemizi istiyor. İnsanlar bu korkutucu taleple nasıl başa çıkabilir? Anlamdan vazgeçmek dünyayı ahlak, güzellik ve merhametten mahrum, karanlık bir yere dönüştürecektir şüphesiz.
Karlı bir kış gecesiydi. Eş dostla yiyip içmiştik. Mesafe kısa diye, evime yaya olarak dönüyordum. Fena halde sıkışmıştım. Hızlı adımlarla, malikânemin bahçe kapısına vardım. Kapı kilitliydi. Var gücümle uşağıma seslendim: “Igooooooor!”. Defalarca haykırmama karşın Igor’un beni duyduğu yoktu. Sidik torbam atlas okyanusu büyüklüğüne ulaşmıştı. Altıma kaçırmak üzereydim. Yaşlılık işte. Çaresiz, bahçe duvarına yanaştım, etrafa bakındım, görünürde kimse yoktu, pantolonumu indirdim ve su dökmeye başladım. Tam o sırada arkamda bir at arabası durdu. Hiç kıpırdamadan, sessizce işiyordum. Arabacı nefret dolu bir sesle “Seni haddini bilmez, buruşuk O… çocuğu! O işediğin, Sefiller’in yazarı Victor Hugo’nun duvarıdır!” dedi. İşte, hayatımda duyduğum en iltifat dolu söz buydu.
Victor Hugo
"Komşusu açken tok yatmamak için zengin mahallelerine taşınanlar var. Peki sokaktaki açtan, yoksuldan haberiniz var mı? Bu dinin klasik fikih anlayışı, yeryüzünün sokaklarında aç gezen 1 milyar insan için ne diyor?"
Dostoyevski ölümünden yaklaşık üç ay önce tamamlamıştır kitabı. Tolstoy'un evini terk ederken yanına almaya değer gördüğü tek kitaptır. Yaklaşık 400 bin kelimeden oluşan ve bir başyapıt niteliğindeki son kitabıdır yazarın, benim ise okuduğum ilk kitabı.
Karamazov Kardeşler'de bencil, paraya ve zevke düşkün Fyodor Pavloviç Karamazov'un esrarengiz ölümünün hikayesi anlatılır.
Dostoyevski'nin hayatı ile kitapta birtakım benzerlikler mevcut, şöyle ki:
Yazar kitaptaki babaya kendi ismini vermiş. Aynı zamanda onun gibi iki evlilik yapmış ve ilk karısını pek sevmemiştir. Kitabı da ikinci karısına ithaf etmiştir zaten. Dostoyevski'nin babası da Fyodor Pavloviç Karamazov gibi zorba ve alkoliktir, onun gibi şüpheli bir cinayete kurban gitmiştir. Kitaptaki en küçük oğul Aleksey (Alyoşa) ismi aynı zamanda küçük yaşta kaybettiği oğlunun ismidir. Ayrıca Dostoyevski kitaptaki Smerdyakov gibi epilepsi hastasıdır.
Kitapta yazar bütün felsefesini usta bir şekilde sunar bize. Ayrıca betimlemeleri ve psikolojik tahlilleri ile kitabı okurken yaşatır adeta. Kitabın kalın olması ilk başta gözü korkutsa da okurken bunu hissetmiyorsunuz. Kesinle okumanızı tavsiye edeceğim harika bir eserdi.