Herkesin okuyup güzel yorumlar paylaştığı o esrarengiz dünya klasiğini sonunda ben de okudum.
Gelecekte olacakları öngörmeye çalışan güzel bir distopya eseriydi. Günümüz dünyasının sahteliklerini bir asır kadar öncesinden tahmin eden yazarımız, eserinde bir çok yerde adaletsizliği adil göstermeye çalışan bir düzenin dünyaya hakim olacağını anlatmaya çalışmıştır. Sanat, edebiyat ve bilimden uzak, ekmek parası için çalışan, inançsız, sevgisiz, menfaatleri için yaşayan, düşünmekten yoksun, aptal kölelerle dolu bir dünya hayal edebiliyor musunuz? Aslında çok da zorlanmayacaksınız, çünkü günümüz dünyasının bu betimlemeden çok az farkı olduğu gerçeğini kabul etmek zorundayız. Zihni özgür olmayan toplum hayvanlar gibi yaşar. Yönetilebilir, acı çektirilerek boyun eğebilir, korkutularak yola getirilebilir...
Deccal sistemine atıflar yapan eserin teması çok güzel olmasının yanında hikayenin kendisini sürükleyici bulmadığımı söyleyebilirim. Bir yerde okuma heyecanımı kaybettikten sonra sırf içerdiği derin mesajlardan dolayı okumaya devam ettim.
Ayrıca bazı yerlerde Orwell, günümüz dünyasını 1984'le kıyaslanan Cesur Yeni dünya'nın yazarı Huxley'e göre taban tabana zıt kurgulamış. Örneğin dünyaya hükmetmeye çalışan güçlerin orgazmı yok etmek istediklerinin mesajını vermiş. Bu konuda Huxley'in kırgusu daha yerinde olmuştur. Çünkü günümüz dünyasında Orwell'in anlatımaya çalıştığının tam aksi bir durum sözkonusudur. Bugün bütün medya ve reklam ajansları insanları cinselliğe teşvik edecek içeriklerle bilinçaltına hitap etmektedir. Bunun yanında da aileyi yok etme hareketleri olduğu söylenebilir. Onların hayal ettiği dünyada cinsellik olmalı, ama aile kavramı ortadan kalkmalıdır. Tek çatı altında toplanmış, bütün dünyaya hükmeden bir gücün emrinde olan, aynı dili konuşan aynı şeyleri