Hilal Karalar

Hilal Karalar
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
O andan sonra güçlünün yasası, yasanın gücünü ortadan kaldırmış.
Sayfa 281
Edebiyat
Çok da ötede değil sanki
Ötede, koca bir alanda yıkık bir ülke uzanıyordu ve vaat ettiği tek şey kederdi. Her bir yeşil yaprak, her bir ot ve tahıl parçası en az o zavallı insanlar kadar kuruyup büzülmüştü. Her şey boynunu bükmüş, keyifsiz, harap ve yıkıktı. Evler, çitler, evcil hayvanlar, adamlar, kadınlar, çocuklar ve onlara hayat veren toprak-hepsi tükenmişti.
Sayfa 280 - Can
Tanışmasalar da Nietzsche “Elveda, bana izin verilenden ötesini gördüm” yazdığında Van Gogh aynı günlerde mektubunda “Günaydın, bana izin verilenleri görmeye çalışıyorum” diyordu. Ferit Edgü der ki: Nietzsche’yi okumuş bir Van Gogh düşlüyorum, Van Gogh’un resimlerini görmüş bir Nietzsche. Baudelaire’i okumuş bir Van Gogh düşlüyorum, Van Gogh resimlerimi görmüş bir Baudelaire. Yalnız filozof, şair ve ressam değişmezdi. Şiir, felsefe ve resim de değişirdi.
Sayfa 29
Sanat
10/10
·432 syf.·
2021 2. kitabı
“Kendi yaşamınızı tam olarak yaşadınız mı? Yoksa yaşam mı sizi yaşadı?” Nietzsche Ağladığında; Bu hayatta artık “En sevdiğin kitap ne?” sorusuna vereceğim bir cevap olmasını sağlayan kitap. O kadar değerli ki… Hayat bizi birbirimize en ihtiyaç duyduğumuz anda karşılaştırdı. Kadere sonsuz inancı olan bir insanım. Her şey ve herkes birbirinin karşısına tam da olması gerektiği zaman ve yerde çıkar. –Bazı küçük aksaklıklar hariç :) Okumamanız gereken bir kitabı vaktinden önce okumaya kendinizi zorlamanız gibi.- Ben bu kitapla hayatımda hiç olmadığı kadar doğru bir zamanda karşılaştım. Varoluşumla, yaşadığım hayatla, yaşadığım hayatı değiştirme korkularıyla baş etmeye çalışırken; aklımda bunlarla ilgili onlarca soru işareti varken karşılaştım bu kitapla. Sanki tüm sorularımı tek tek cevaplayıp sorunları çözmemde bir yol gösterici gibi oldu. Bana hangi yola gideceğimi söylemedi ama gideceğim yolları bulmama yardım etti. Tabir yerindeyse benim Vergilius’um oldu. Kitabın içeriğine gelecek olursak; felsefe ve psikoloji. Birbirlerine o kadar yakışıyorlar ki yazar da bunu hiç zorlanmadan en akıcı ve güzel şekilde, herkesin anlayabileceği seviyeye indirgeyerek yazmış. Bazı sayfalarda kitabı bırakıp uzun uzun düşündüğüm oldu. Arkadaşıma okuyup saatlerce tartıştığımız zamanlar oldu. Yani benim bir kitaptan, hatta bir romandan diyelim, beklediğim verimi maksimum seviyede verdi bana. Acaba nasıl olurdu sorusuna hem iyi hem kötü yanıtları örnekleyerek aklımdaki çoğu soru işaretini kaldırdı. Geriye hiçbir soru işareti bırakmadan en güzel şekilde bitti. Bu kitaptan önce Nietzsche’yle ilişkimiz çok sıkı fıkı değildi. Ama yazar burada Nietzsche’nin akademik yanlarından ziyade insan olan yanını göstermek istemiş bize. Böyle büyük dehaların da insan olduklarını unutabiliyoruz zaman zaman.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma