"Kendi içimizi, başkalarının dışıyla karşılaştırıyoruz. Bodrum kattaki deponun dağınıklığını, Mağaza vitriniyle karşılaştırmak gibi bu. "Kesin onun hayatında her şey yolunda!" "Hiç zorlanmıyor baksana!" "Oysa ben... Ben nelerle uğraşıyorum hâlâ!" Adil değil bir kere. Neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Yanıltıyor, yalnızlaştırıyor. Çünkü, Biraz kulak verince, Herkesin içi kendine karışık. Herkesin bir bodrum katı var. Çat kapı gitseniz dağınık.» Herkes vakit buldukça Ufak ufak toparlıyor. İşin garibi, Size bakanlar da sizin gibi, İçinizi değil, Dışınızı görüyor. Onların içinden de aynı şey geçiyor: "Herkes her şeyle barışık, Bir ben miyim karışık?" İçimiz, dışımız, Dağınık bodrum katlarımız, Vitrinimiz, Gösterdiklerimiz, Gösteremediklerimiz. Hepsi biziz. Ve yarışta değiliz. Herkesin içi karışıyor, Herkes vakit buldukça Ufak ufak toparlıyor. Unutursan hatırla."