Bir kadını gerçekten sevmişsen kalbinden başka hiçbir şeyin kalmamıştır; aşk, evvela aklından başlayıp ne var ne yok her şeyini birer birer terk ettiğin uzunca bir yoldur. Bu yolda kalbinden başka ihtiyaç duyabileceğin hiçbir şey yok nasıl olsa. İhtiyacı bırak, aşk yolunda olanın kalbinden ötesi perdedir, yüktür. Aslında bir yerden sonra kalbi de yüktür ama taşımaya değer tek yük bu olduğundan, sevgiliyi içinde taşımanın hatırına kendi kalbine tahammül eder insan.
Bir kadına duyduğun sevgi arttıkça yüzüne doğrudan bakabilme gücün azalır; gerçek âşıklar ölmemek için uzaktan bakarlar. Zaten aşktan ölecek hale geldiklerinde, sevgilinin yüzüne bir kez doğrudan bakmaları yeterli olur.
Sevgiye ihtiyacı bulunduğundan haberi olmamıştı. Şimdi de haberi yoktu. Ona göre sevgi sadece faaliyet hâlindeydi, yapabilmek, dokunabilmek ve hissedebilmekti.