Son derece duyarlıydı, ümitsizliğe kapılacak kadar da kendi durumunu düşünüyordu, diğerinin ona yazdığı mektup üzerinden, gizliden gizliye attığı alaycı bakış bir hançer gibi yaka yaka ta içine işledi. Bu bakışı görmüş, fakat hiç belli etmemişti; çünkü hayatta öğrendiği şeyler arasında disiplin de vardı.
Hikâyelerin bir yerine iliştirdiğin yaralarını göstermek ve birilerinin "Çok mu acıyor?" diye içten bir merhametle sormasını beklemek. Bir annenin çocuğunun kanayan yerini öpmesi kadar içten.
Kendimi bilmeye başladığım yaşlarda, içinde yaşamak zorunda kaldığım hayatın bende baş edilmesi güç bir nefes darlığı ve kopkoyu bir iç sıkıntısı yarattığını derin bir acıyla fark ettim.