Kahramanmaraş okul saldırısını yapan çocuğun babası emniyet müdürü, annesi öğretmen. Çocuğun saldırganlığı hususunda eğitim öğretim eksikliği söz konusu bile değil.
Asıl eksik olan şey MANEVİYAT. Allah korkusu olmadan büyüyen çocuklarımızın ileride bir gün "canavar" olduğunu göreceksiniz.
Bu çocuğun canavarlaşmasının tek sebebi, bir ilahi gücün varlığının ve O'nun büyüklüğünün kendisine aşılanmamasıdır.
Çocuklarımıza İslami hükümleri, helali ve haramı öğretmek, onları Allah Resulü ile tanıştırmak boynumuzun borcudur. Onlara sahip çıkalım, yoksa bir gün önce sizin sonra bütün insanlığın katili olurlar.
Hala maneviyat diyorlar ya. İzmir'de Karakol basıp polisleri öldüren "cihatçı" elemanın maneviyatı mı yoktu? 15 temmuzda ortalığı bombalayan fettullahçıların maneviyat eksiği mi vardı mesela? Cevşen okuyup 5'e 5 katıp namaz kılıyolardı güya, noldu sonra? Hizbullahçılar domuz bağı yapıp betonlara gömerken masum insanları, maneviyat eksikliği mi yaşıyolardı sizce? Eğitim eksiği yokmuş da, Allah korkusu aşılanmamışmış. Lafa bak. Yiyosa Emniyet müdürü babasına sorsana bunu delikanlı? Çocuğuna eğitim verirken yanındaydın sanırım, bu kadar kesin tahliller yaptığına göre. Bilginiz yok fikir paçalarınızdan akıyor maşallah. Anasının başı açık diye, foroğraftaki diğer aile üyelerinin omuzları görünüyor falan diye bu kanıya vardığınızı bilmiyoruz sanki. Sizin o utangaç "şeriat isterük" tavrınızın kokusu alınıyo. Korkmayın söyleyin.
Çare şeriat da değil, soyut anlamlar yüklediğiniz o 'maneviyat' da... Her kanalda farklı isimlerle yayınlanan birbirinin aynısı mafya dizlerinin yayından kaldırılmasını isteyerek başlayın Çare aramaya. Eğer samimiyseniz tabi...
Ulan güya kitap paylaşım sitesi diye geliyoruz maruz kaldığımız şeylere bak ya. Git bu zeka dolu analizlerini başka mecralarda yaz, ya da maneviyat eksiğimizi hangi kitaplarla giderebileceğimizi yaz da nasiplenelim biraz...
Erkeğin güzeli merhametli ve cömert olanıdır. Fiziki görünüş göze hoş gelir sadece. Yakışıklılık kavramı da güzelin yanına yakışan anlamındadır. Yakışıklı olmanız, güzel bir kadının varlığına muhtaçtır kısacası sevgili hemcinslerim...
Pera aslında hemcinslerim kadar, kadınlara da seslenmek istemiştim🙂 erkekte bu iki özelliği aramak daha doğru bir seçimi getirecektir. Erkekler de tiplerine özendikleri kadar biraz da huylarını düzeltmeye uğraşsalar dünya daha güzel bir yer olabilir. Hayat bayram olabilir ve daha bir sürü şey...😁
Yazmayayım dedim ama olmadı. Bunları yazmam gerek. En azından birinin bunları söylemesi gerek...
Kitap bana müthiş bir ufkun kapılarını açtı, içsel dünyama doğru attığım adımı cesaretlendirdi, içe
Yayınevi bile “Beni bırak ucuz insanlara hitap ediyorum!” diye bağırıyor aslında. (Fetö gibi karanlık bir dehlizin içinden -nasıl olduysa?- üstündeki tozdan kolayca sıyrılmış ama halk nezdinde onlardan farkları kalmamış şaibeli bir oluşum.) Yazarları arasında yolda görsem yolumu çevireceğim
Ahmet Yaşar Ocak gibi değerli çalışmaları olanların kitaplarını basmışlar ama sonradan o da alfa yayınlarına geçti. Hatta
Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler ın önsözünde timaş'ı eleştirmiş, ekleyeceğim kısımlar vardı, bana sormadan yeni baskı yapmışlar falan diye:) öyle de kolpa bi yayınevi işte. Ne kadar Cumhuriyet düşmanı varsa hepsinin çer çöp kitaplarını basan bir yayınevi. Halkın beynini uyuşturmaya yemin etmiş bir sürüngen topluluğu. Bunlara pabuç bırakmamak lazım.
Alıntıladığım kısımlara bakabilirsiniz.
Bu kitap aslında yazıldığı dönem itibarıyla önemli. 70'li yılların sonları, İngiltere'de iktidar değişimi sancıları, refah devletinin sonu, muhafazakarların İngiltere'de ipleri ele alması gibi sosyolojik bir yönü de var. Bu dönüşümü Hint asıllı Müslüman bir babanın ve İngiliz bir annenin oğlu olan Karim'in anlatımıyla öğreniyoruz. Aslında arafta kalmış biri. Bunu hiç önemsemezken, acı gerçekler ya da bu dönüşüm, onu sorgulamaya itiyor kısacası.
Okumayı bitirince incelemede yazarım bana düşündürdüklerini...