George Orwell, Hayvan Çiftliği kitabında Ekim Devrimi'ne benzer bir sosyalist devrimi ele almıştır. Kitapta Marx, Lenin ve Stalin'e açıkça gönderme yapılan karakterler vardır. Bu göndermeler kronolojik açıdan da oldukça tutarlıdır.
Serbest piyasa ekonomilerindeki emek sömürüsü, kitapta hayvanların sütlerine ve yumurtalarına çiftlik sahibi tarafından el konulmasıyla temsil edilmiştir. Bunu dile getiren domuzun ölümünden kısa bir süre sonra, Ekim Devrimi'ni ve Bolşeviklerin iktidara gelişini temsil eden bir kırılma noktası yaşanır. Bu benzetmeler oldukça başarılıdır. Kitap, bunun gibi çok sayıda tutarlı benzetmeyle totaliter rejimleri hicvetmiştir.
Sorun şudur ki birçok insan kitabı bir sosyalizm eleştirisi olarak okumakta ve Orwell'in sosyalist rejimlerin kaçınılmaz olarak totaliterleşeceğini savunduğunu düşünmektedir. Ancak Orwell de bir sosyalisttir ve değinmeye çalıştığı noktanın Marksist teorideki sorunlar değil, "insan doğasındaki" bencillik ve yozlaşma olduğunu ifade etmiştir. (İnsan doğası konusu tartışmalıdır.)
Orwell, Stalinizmi eleştirdiğini ve Stalin'in demokratik sosyalizme ağır bir darbe vurduğunu söylemiştir. Kendini birçok yazısında demokratik sosyalist olarak tanımlamış; Marksist iktisadi modelin Norveç deki tarlalarda oldukça başarılı sonuçlar verdiğini Bir İdam kitabında dile getirmiştir.
"Norveç ve Flanders tarlalarında da benzer bir şey oldu. Planlı bir ekonominin plansız bir ekonomiden daha güçlü olduğu kesin olarak kanıtlandı."#304668074 "Bu savaşın gösterdiği şey özel kapitalizmin yani toprağın fabrikaların madenlerin ve ulaşımın özel mülkiyette olduğu ve yalnızca kâr için işletildiği bir ekonomik sistemin çalışmadığıdır."#304667963
Ancak ne yazık ki bu yazıları Hayvan
Modern sanayi, bir zanaatkârın küçük işliğini sanayici kapitalistin büyük fabrikasına dönüştürmüştür. Fabrikaya doldurulan emekçi yığınlar askerler gibi örgütlendirilmişler; sanayi ordusunun erleri olarak, kusursuz bir subaylar ve çavuşlar hiyerarşisinin komutası altına sokulmuşlardır. Emekçiler burjuva sınıfı ve burjuva devletinin köleleri olmakla kalmazlar; her gün, her saat makineler tarafından, denetçi tarafından, en başta da burjuva fabrikatörün kendisi tarafından köleleştirilirler.