Sinem

Sinem
@Mrsmiraculous
“Less is more…”
Puan vermedi·72 syf.··
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 21:11
Özel yaşamındaki karışıklık sebebiyle bulunduğu yerden kaçmayı tercih eden Fransız iş adamı ve Çin' de tuvalet bekçiliği yapan bilge bir kadının gerçekle hayal arasında geçen kısacık ama çok etkileyici hikayesi.. Çin' de tek çocuk yasası vardır ama Bayan Ming tam on çocuğa sahiptir. Çin' in katı kuralları içinde dünyaya getiremediği fakat içinde her birine ayrı ayrı sevgi ve şefkat beslediği tam on çocuk... Baskının hüküm sürdüğü bir ülkeye inat direnişçi bir kadınının bu hikayesi; hakikat, hayal gücü, yalnızlık ve sevgi kavramlarını yeniden sorgulatıyor. Bazen, belki bir yalan acı gerçeklerden daha iyi birşeydir. "Hakikat de bizim en fazla hoşumuza giden yalanın ta kendisidir."
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·80 syf.··
2026 22. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 22:50
Korku nedir? Bir tehlike karşısında duyulan kaygı, üzüntü mü? Hayır, hayır... Bu kitapta korku; çaresizlik, suçluluk, utanç ve vicdan azabından sonra gelen, insanı esir alan bir paranoya... Bir hata, peşini bırakmayan sonsuz bir azaba dönüşebilir mi? Irene, yasak aşkın ardından uğradığı şantaj nedeniyle, zihninde cehennemle yaşamaya mahkum olur. Irene' in bu trajedisini çarpıcı kılan ise, eşi Fritz' in temsil ettiği duygularından arınmış, soğukkanlı dünyası. Fritz, evdeki o kusursuz varlığıyla Irene üzerinde öyle mesafeli bir gölge olmuştur ki Irene içinde yaşadığı korku, utanç ve itiraf etme çıkmazı arasında sıkışıp kalmıştır. "Korku cezadan daha berbattır, çünkü ceza bellidir, ağır veya hafif; bilinmeyene, sınırlandırılmamışa kıyasla ceza, daha az ürkütür." İşte; Korku böylece insanın özgürlüğünü elinden alan, onu kendi vicdanının mahkumu kılan sessiz bir cellattır.
KorkuStefan Zweig · Yordam Kitap · 2017125bin okunma
Yaşamın Kendisi: Zaman
Puan vermedi·224 syf.··
2026 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 10:19
Michael Ende' nin bu kitabı masalsı gibi görünse de sayfalar ilerledikçe verdiği mesajlarla yetişkinlere de kapısını aralayan bir hikaye... Momo, hepimizin bildiği ama çoğu zaman görmezden geldiğimiz gerçekleri hatırlatıyor. Günlük hayatın koşturmacasında unuttuğumuz bazı soruları sorduruyor. Zaman nedir ve onu nasıl kullanıyoruz? Zamanı kim çalıyor, yoksa biz mi veriyoruz? Gerçek dinleme nedir, ne kadar dinliyoruz? Yaşamın bizi içine sürüklediği hayat tarzımızın farkında mıyız, bu döngüde neyi ne kadar üretebiliyoruz? "Zaman, gerçek sahiplerinden alınınca ölüyor. Her insanın kendisine ait belli bir zamanı vardır ve bu zaman onda kaldıkça canlıdır, yaşar." Kitabın son sayfasında bir sürpriz sizleri bekliyor. Ben şimdi o sürprizin tadını çıkarmaya gidiyorum. Okumak isteyenlere keyifli ve farkındalığı yüksek bir okuma olsun...
MomoMichael Ende · Kaynak Yayınları · 199682,3bin okunma
Bir Varoluşun Yeniden İnşası:Talebe
Puan vermedi·363 syf.··
2026 16. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 13:19
Talebe , 2018' de yayımlanıp milyonlarca satmış, 40 dilde 55 farklı baskı yapmış ve yazarı Tara Westover' a ödül kazandırmış olmasına karşın platformdaki okunma oranı bu popülaritenin gerisinde kalmış, anlatım dili sizi kitabın içerisine sokmasa da müthiş bir başarı hikayesi olan otobiyografik bir eserdir. Modern dünyadan kopuk, fanatik sanrılarla örülü bağnaz bir babanın gölgesinde; ağır ithamlar ve aşağılayıcı sıfatların yarattığı o karanlıkta büyüyen hatta kimlik belgesi dahi olmayan bir genç kızın hikayesi bu. 16 yaşına geldiğinde içindeki sesle kendi kendini eğitmeye karar veren Tara Westover' ın, Cambridge' den Harvard' a uzanan bir mücadele örneği... Talebe' nin ilk bölümünün sonlarına kadar olan o sıkıcı ve bazen yoran anlatım, aslında Tara Westover' ın hapsolduğu dünyanın ne kadar dar ve boğucu olduğunu anlatan türden. Okurken altını çizmiş olduğum: "Mesele yaptığım yanlış şeyin yanlışlığı değil; var oluş biçiminin yanlışlığıydı." "Hiç kimse veremezdi bana istediğimi; çünkü istediğim, baştan yaratılmaktı." cümleleriyle bana insanın ailesi içindeki hapsolmuşluğunu, bu prangalardan kurtulmanın yolunun yine kendi zihnini özgürleştirmekten geçtiğini hatırlattı. Tara Westover' ın bu onurlu mücadelesi; kendi kökleri veya toplumsal baskı arasında sıkışıp kalan tüm kadınlara, enkazın altından kendi elleriyle çıkıp kendilerini baştan yaratabileceklerini gösteren bir pusuladır. Zincirlerini kırmak için cesaret arayan herkesin bu hikayede kendinden bir parça bulacağına inanıyorum.
TalebeTara Westover · Domingo Yayınevi · 20194,792 okunma
Cehenneme Övgü
Puan vermedi·279 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 11:22
Cehenneme Övgü, uzun zamandır okuma listemde bekletip ertelediğim için kendime kızdığım bir kitap oldu. Totalitarizmin sadece siyasi rejimlerle sınırlı olmadığını; aslında modern hayatın her hücresine sızmış, sinsi bir baskı sistemi olduğunu yüzüme vuran bir eserle karşılaşacağımı bilmiyordum. Gündüz Vassaf, farkında bile olmadan o baskıcı sistemin içine nasıl çekildiğimizi, şahsi alanımızın nasıl daraltıldığını ve sonuçta kendimizden nasıl uzaklaştığımızı tüyler ürpertici bir netlikle anlatıyor. Kışkırtıcı, sorgulatan, oluşan bu düzene karşı ''hayır'' dedirten bir kitap. Bazı satırlarda durup, yazarla içsel bir kavgaya tutuştuğum yerler de oldu. Evlerimizde banyonun, yatak odasının veya mutfağın işlevlerinin keskin çizgilerle ayrılmasını bir tür totalitarizm belirtisi olarak görmem mümkün değil. Benzer şekilde, telefonla dünyanın öbür ucuna ulaşabilmek ya da kendimize bir hatıra bırakmak adına çektiğimiz bir fotoğraf karesini totalitarizm parantezine dahil edemem. Bunlar bir baskıdan ziyade hayatın pratik akışı ve rasyonalitesi. Tüm bu itirazlarıma rağmen, Cehenneme Övgü ufuk açıcı bir eser. Okuyup rafa kaldırılacak bir kitap değil. Ezber bozan ve özgürlük sandığımız şeylerin aslında ne kadarının bize ait olduğunu sorgulatan bir kitap. Kesinlikle okunmalı ve üzerine kavga edilmeli.
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202512,9bin okunma