Yolun açık olsun...
Ben bunu ilk kez yürekten söyledim.
Ve ben bunu ilk kez böyle yürekten söyleyince;
"yolun açık olsun"
Bir dua niteliği kazandı.
Kalbim barıştı seninle böylece
Herkes ettiğini bulur;
Ben de, sen de...
Bu hep böyle.
Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. Tedirgin etme beni. Bu sefer geride bir şey bırakmadım. Tasımı tarağımı topladım geldim. Neyim var neyim yoksa ortaya döktüm. Beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim. Bir kere çavuş olduktan sonra bir daha amelelik yapamayan zavallı köylüye dönerim. Beni uyandır.
“Dolu solu sevmenin kıyalarında yürüyemediklerinin
ellerine ellerini emanet etme.
Seni uçurumlara itenlerin değil,
kalbine çekenlerin masumluğuna inan.
Kısacık gelen ömrü uzun tutan şey lezzetli yaşamaktır.
Lezzeti kaçmış gibi gönül sofrasız
ekmeğini kimseyle bölüşme.
Ve asla!
Sofrada tenezzül edilmeyen nimet gibi sevme.”