Ey sabahın ve akşamın eşsiz ve benzersiz Rabbi!
Yarattıklarının şerrinden yalnız Sana sığınırız.
Ey sevincin ve hüznün, hayatın ve ölümün sahibi!
Tercihlerimizin şerrinden Sana sığınırız!
Ey tohumların içine ağaçları sığdıran Allah' ım!
Ey hücrelerin içine canlıları sığdıran Allah' ım!
Ey atomların içine alemleri sığdıran Allah'ım!
Bizim içimize de Senin muhabbetini sığdır!
Sultan Abdülhamid'e karşı yürütülen Jön Türkler hareketi (Pan Türkizm)'e paralel olarak bir de Pan Arabizm cereyanı ortaya çıktı. Her ikisi de Sultan Abdülhamid'e karşı mücadele eden "Pan Türkizm" ve "Pan Arabizm" hareketlerinin ortak yönleri, milliyetçi oluşlarıydı. Jön Türkler arasında gayr-ı Müslimler olduğu gibi, Pan Arabizm üyelerinin yüzde doksanı Hıristiyan'dı.
Kendilerine Jön Türk lakabını takan bu kimseler ne istiyorlardı Abdülhamid'den?
Batı'nın güdümünde olan Jön Türk hareketi, Sultan Abdülhamid'in muhafazakâr siyasetine karşı ortaya konmuştu. Batılı olmak, Batılı gibi düşünmek, Batılı gibi giyinmek, Batılı gibi kanunlar koymak, Batılı gibi yemek; tek kelimeyle hiç bir yargıya tabi tutmaksızın, Batıyı taklid etmek!
Batı da, bunları bildiğinden, daha doğrusu bu tohumları kendisi ektiğinden, kendisini tanrılaştırdı, tabulaştırdı adeta 19. yüzyıl dünyasında...