Müderris İdris

FETÖ hareketini, bir meczubun başlattığı eğitim faaliyetinin zamanla 'Batılı' istihbarat örgütlerinin emrine girmesi olarak nitelendirmek, kolaya kaçmaktır. ıncir çekirdeğini doldur maz bir doğrudur bu. Yenikapı Mitingi'nde beş milyon vatandaşa hitap eden devlet erkfınımız, haklı olarak iki şer odağını hedef gösterdi: FETÖ ve PKK. Biri kırk yıldır dindarların devletle ilişki sinde tekelleşti; diğeri gene kırk yıldır Kürt muhalefetinde tekelleşti. Kolaya kaçanlar, son birkaç yılda yaşananlara bakıp, hükümeti ve bilhassa Cumhurbaşkanımızı eleştiriyor: Barış süreci ve Fetöcülere yumuşak muamele olmasaymış, bugüne gelinmezmiş! Oysa iki hareketin de romanı yazılmadı henüz. Büyük kurgular yazılmadan, kurgulanmış tarihsel yapıların hakikatı ortaya çıkmaz! Benim lise yıllarımda yüzlerce muhalifKürt grup ve grupçuk vardı; 12 Eylül'den sonra ortada sadece PKK kaldı. Tuhaf, değil mi? Fetöcülük, Türkiye'nin geniş dindar toplulukları şöyle dursun, sadece Nurcu diye adlandırılan gruplar içinde bile küçük bir cemaatti; nasıl oldu da devlet içinde bir tek onlar bu denli etkili hale geldi? Bu iki "tekelleştirme" hadisesini, Yo l Ayrımı'nı en az yüz yıllık bir perspektifle okumadan kavrayabi leceğimizi zannetmiyorum. Bugün yüzyüze olduğumuz FETÖ ve PKK terörünün birinci derecedeki sorumluları hükümet veya CIA değil; romancının on yılda gelindiğini "gördüğü" yol ayrımını doksan yıl sonra bile göremeyen ulusçu elitlerdir. Ulusçuluk, körleştiricidir.
Sayfa 22·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sinekli Bakkal, modern Türk edebiyatının Faust'uydu! İçtimai jeolojinin merkezini mabetten markete kaydırıyor ve topluma şu genel mesajı veriyordu: "Türkoğlu, medeni ve güçlü olmak istiyorsan, Şeytan'ın hakkını ver!" Fakat, Halide Hanım "unutamayan ulusçu"ydu. Bir yandan da, en geniş anlamda "Türk milleti"nin ruhuyla bütünleşmiş olan Allah'ı gücendirmemenin çarelerini arıyordu. Lise yıllarında derinliğine pek nüfuz edemeden boyuna özetini çıkarıp durduğumuz bu eşsiz tarihroman, modernlik serüvenimizin özetiymiş meğer!
Sayfa 12·Kitabı okuyor
Merkez eski kurtarıcıları işadamı yaptıkça, ahlaken düşüyordular. Tıpkı 50 yıl sonra Sosyalist devrimcilerin reklamcı, 70 yıl sonra İslamcı mücahidlerin müteahhit olup hizaya girmeleri gibi. Ne diyordu şair: "Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar! Hiç roman okunsaydı, tekerrür mü ederdi?"
Sayfa 12·Kitabı okuyor

Müderris İdris

, bir kitabı okumaya başladı
Mustafa Özel
8.3/10 · 58 okunma
Tecrübe elbet önemli. Meslek kıdemine de saygı duymamak mümkün değil. Ama kişi meslekte geçirdiği yıl sayısını saygınlık malzemesi olarak kullanıyorsa ona Peyami Safa’nın şu sözünü hatırlatmak gerekir: “Zaman insanları değil sadece armutları olgunlaştırır.”
Sayfa 34 - Timaş·Kitabı okudu
Kişisel Gelişim