Huyu güzel, işi güzel, bilgisi güzel ve sözü güzeldi. Sanki Kaf Dağı’ndan Anadolu bozkırlarına tenezzül etmiş bir Simurg, Allah’ın bir zaman için yeryüzüne koyduğu bir ayna idi. O, bu yurtların gözbebeği idi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yunus...
Dervişliğiyle herkese daha yakın, daha içten, daha sıcak. Sof hırkasının içinde ince fidanlar gibi başını eğmiş duran bir gönül sultanı, bir ince zarafet.
İlk şiiri başladım okumaya. Fakat o da ne? Neler söylüyordu bu adam? Allah’ım!..
“Ben dervişim diyene
Bir ün edesim gelir
Tanıyuban şimdiden
Varıp yetesim gelir;
Sırat kıldan incedir
Kılıçdan keskincedir
Varıp onun üstüne
Evler yapasım gelir.”
Bu kadarına vurulmuşken son beyit kanımı dondurdu:
“Derviş Yunus bu sözü
Eğri büğrü söyleme
Seni sîgaya çeker
Bir Molla Kasım gelir”