İnsan sadece suçluyken kaçmaz. Bazen suçlandığın için de kaçarsın. Ama bir kere kaçmaya başladıysan, bir şeyleri de muhakkak kaçırırsın elinden. Bazen gençliğini kaçırırsın, bazen geleceğini, bazen de aklını…
Fakat işin en güzel tarafı da bundan sonra başlar. Çünkü aklını kaybedince korkularından da kurtulursun. Bu da seni özgürleştirir. Çünkü sadece korkaklar kendi akıllarına güvenirler. Ve bütün korkaklar hakikatin esiridir.
Oysa hakikat akılla ya da başka bir şeyle kavranılmaz; hakikatin ancak parçası olunur. Bunun için kurtul; geçmişinden, geleceğinden, aklından… Kainatta ne varsa şu anda oluyor, görmüyor musun? Sadece burada, sadece şimdi. Gözlerini kapa, kalbini aç, aklını da bırak gitsin…
Akıl dediğin şey, kafanda koca bir ağırlıktan başka ne ki?”
Onur Ünlü (Ah Muhsin Ünlü)
Sen
sen kendi yolunu çizdin.. Benim ilkokulda resmim zayıftı, pek bir şey çizemedim.. Bir işe girdim, ikisi ciddi beş kadını sevdim.. Beşiktaş’ta bir eve taşındım ve sigarayı bıraktım.. Bulaşık makinem var.. Alttan iki dersim var.. Bir kitap projem var.. Ve sen yoksun.
Onur Ünlü (Ah Muhsin Ünlü)
Açıkça hissettiğim bir şey varsa o da, yaşamının seni yaşamasına izin vermemenin çok önemli olduğu. Aksi halde, gerçekten yaşamadığın bir kırk yıl çıkıverir karşına. Ne mi öğrendim? İçinde bulunduğum ânı yaşamayı öğrendim belki de, böylece elli yaşıma geldiğimde kırklı yıllarıma bakıp pişmanlık duymayacağım. Bu senin için de önemli. Seni iyi tanıyan herkes, olağanüstü yeteneklerin olduğunu bilir. Bunun sana getirdiği bir yük var: TOPRAK NE KADAR ZENGİN OLURSA, ORADA BİR ŞEY YETİŞTİREMEMEN DE O KADAR AFFEDİLMEZ OLUR ."