Esra Arslan

Esra Arslan
@Muserra
"İkra"nın peşinde...
Düzce, 24 Kasım 1989
17 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
7/10
·86 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2020 00:05
Ben bir gürgen dalı olsaydım, insanların insafına kalırdı ne olacağım... Fakat ben insanım. Ancak bir insan haksızlığa engel olabilir, ancak bir insan tüm yaratılmışları insanların şerrinden koruyabilir, bir insan ne isterse o olabilir, ne olmak isterse onu yapabilir kendinden... Bana kitabın sağladığı en büyük farkındalık bu. Fakat bir ağaç bile kaderini yönlendirebilmek adına dik tutuyor kendini, istemediği yerde kendini çürütmeye azm ediyor. Insan, eger isterse kendine de başkalarına da dert ya da çare olabilecek bir varlık olduğunu idrak etmeli...
Edebiyat
Ben Bir Gürgen DalıyımHasan Ali Toptaş · İş Kültür Yayınları · 20037,5bin okunma
Reklam
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2017 9. kitabı
İki kez okunur, bir kez filmi izlenir bir kitaptır. Kendim için bașlattığım "Kütüphanemdeki kitapları yeniden okuma kampanyası" vesilesiyle ilk yeniden okuyacağım kitaptır ayrıca. Ne de olsa yașı diğerlerinden büyüktür, saygı duyulasıdır. Bendeki hikayesi șöyle: "Üniversitede ikinci sınıftaydım. İkinci el kitaplar aldığım bir kitapçıda saatlerce takılır ișe yarar bir șeyler arardım. Sonra onu buldum. 1972 basımı Așk ve Gurur... İlk sayfasına Ad-Soyad ve tarih yazılmıș. Benden önceki sahiplerinden biri Berat Deniz. 1979 yılında ben doğmadan 10 yıl önce almıș, okumuș bu kitabı... Belki sevdiği kız için topladığı çiçekleri, birlikte yedikleri bir Çokoprens ambalajına dağılmasınlar diye sarıp kitabın arasına bırakmıș. Kitabın sayfaları hardal sarısı, kapağı eski zaman kitaplarının kalın ciltleriyle ciltlenmiș. Belki ölmüș sahibi, miras bıraktıkları kıymet bilmemiș..."
Edebiyat
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,8bin okunma
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2017 7. kitabı
Samimi bir biyorgrafik roman. Kitabı okurken Elia Kazancı'nın videolarını izledim. İngilizce aksanı bir Türk'ün hançeresinden çıkıyor gibi. O bizden biri... Livaneli'ye gelince... Huzursuzluktan sonra Livaneli benim için bitmiști. Huzursuzluk yeni yetme bir yazarın roman denemesi gibiydi. Elia ile yolculuk ise Serenad'taki Kardeșimin Hikayesi'ndeki sarmalayan üslubun devamıydı. Livaneli bu kitabında da ispatladığı gibi bir dünya adamı; ama Elia Kazan'dan daha az Anadolulu ve daha az Türk... Bu benim için rahatsız edici olmaya bașladı. Belki her yere ait olan, hiçbir yere ait olamıyor artık. Șurada da rahatsız oldum: "Tek Tanrılı dinlerin hepsinde bulunan bu "zevk düșmanlığı" gözüme daha da tuhaf göründü. Doğa, canlıların temel gereksinimleri için bir "zevk" katmıș ișin içine." Rahatsız olmamın sebebi alınganlık değil, tek Tanrılı dinlerin hepsini tanıdığını iddia ederken İslamiyet'i tanımaması. İslamiyet'te zevkler helal dairede karșılanır. Daha sonra acıya dönüșmesin diye. Ve Peygamberimiz (s.a.v.) bile dünyadan kendisine sevdirilenleri haber verir. "Kadın, güzel koku, namaz." Livaneli'nin özellikle son iki kitabında İslamiyet'e göndermeler sezinliyorum. Bunu sanki sıradan bir Türk ve Müslüman olmadığını dünyaya kanıtlamak istercesine yapıyor. Daha önceki kitaplarında bu hassas konulara girmemeyi tercih ederdi. Livaneli'nin okuduğum beșinci ve son kitabı, insanlığıma bir șeyler katacak kitapları tercih ederim...
Din
Elia ile YolculukZülfü Livaneli · Karakarga Yayınları · 202012,5bin okunma
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2017 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2017 00:00
Samimi, sıcak, insanı sarıp sarmalayan bir dili vardı. Nedense hikaye Memo'yu buna mecbur bıraksa da, Memo'nun Senem ile Cemo'yu kuma yapmasına çok içerledim. Cemo ki asi bir kısrak gibiydi, bașını tek Memo'ya eğmiști. Kitap bittiğinde Cemo bundan hala habersizdi. Ve ben içimde kitabı Cemo'nun bunu kabul etmeyip çekip gitmesiyle tamamladım.
Edebiyat
CemoKemal Bilbaşar · Can Yayınları · 20152,134 okunma
10/10
·356 syf.··
Beğendi
·
2017 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2017 00:00
Bir ülkenin yangınları, bir neslin turnalar gibi göçüșü, Esat'ın, Ayla'nın, Üstün'ün, Murat Bey'in, Vasat Kadir'in, Saka'nın bir zamanlar yașandığına yemin edebileceğim hikayeleri... Bir kurbağa larvası gibi dönüșümleri... Sağ-sol,Türk- Kürt, tarikatlașmalar, cemaatleșmeler, ayrıșmalar... Sonra Gerasın değneğiyle tanıșıyor hepsi ve bütün kavgaların boș olduğunu, aslında karșıdakine vurduklarını sanarak savrulan yumruğun kendilerine döndüğünü görüyorlar... Silivri'yi, İstanbul'u, Türkiye'yi ve dünyayı anlatıyor. Ve aslıda hep beni... Belki de kendisini... O kadar çok cümlesini alıntıladım ki.. Hepsi, benim söylemek istediklerimin ustaca bir kalem tarafından somutlaștırılmıș hali... Yazar, kitabın içinde. Bazen ortaya çıkan üçüncü șahıs, Üstün... Fakat belki de kitaptaki bütün șahıslar biraz kendisi, biraz ben, biraz insan... Vasat Kadir'in ölümünü kitap bașlarken haber verse de, sonradan ağladım ben ona, onu tanıdıkça, ızdırabına ortak oldukça. Sonra Murat beyin veda cümlesine ağladım hiç ağlanmayacak bir cümleye " Hesabı tamamlamıștım." ... Son zamanlarda okuduğum popüler kalemlerin rezaletinden sonra, her cümlesini öpmek istedim. İncelik ve kibarlığın, -ne az ne fazla- olması gerektiği kadarın, ruhu olan kelimelerin romanlașmıș halini okudum. Ve bir șarkıydı bu roman, kitabın arkasındaki tanıtım yazısı nakaratıydı bu șarkının. Eski zamanların letafetini, kokusunu, rüzgarını, sesini, musikisini tașıyan... Dans etmek istedim. Sonunda yine bașladığı gibi ölümle bittiğinde kalbini bilecek kadar tanıdığım birini kaybetmiș gibiydim.
Turna FırtınasıHulusi Üstün · Çınaraltı Yayıncılık · 201735 okunma
Reklam