Romanın olay örgüsü akışı içinde pek dikkat etmesekte tüm insanlık boyunca paraya sahip olan ile olmayan insanın bayağılını kusursuz bir şekilde betimleyerek gözlerimizin önüne seriyor. Aslında bildiğimiz ama çoğu zaman üzerinde düşünmediğimiz gerçekleri tokat gibi çarpıyor bize. Mit ve gizemi, gerçeklik ve varoluşçuluk ile harmanladığı bu romanda daha sekinci sayfada "Nedendir bilmem, daha ilk görüşte onun eşşsiz olduğunu anlamıştım. Tabii ki deli değilim, bunun düşten öte olmadığını biliyordum ve o para olmasaydı düş olarak kalacaktı." sözler ile sinyalini verdiği insanın parayı elde ettiğinde arzularını, başkalarının özgürlük alanlarını çekinmeden aşşabileceklerini kendilerinin hakkı olarak görmelerini ne kadar kolay olduğunu, para adamı bozar derken aslında gerçeğin insanın özünü ortaya çıkardığını yazar sözcüklerle resim çizerek bize anlatıyor.