Mustafa Açlan

Etkinliğini yalnız savaş cephelerine ve politika koridorlarına indirgemek oldukça yanlış olur. Kendisinin mekânsal vizyonu, bugünkü girişimcilerde karşılaştırabileceğimiz kadar modern (çağcıl) idi. Prof. Dr. Ali Cengizkan'ın Atatürk'ün şehircilik üzerine bıraktığı etki üzerine söyledikleri...
Sayfa 72·Kitabı okudu
Tarih
"'Sultanahmet Mitingi’ni görmedim' diye üzülmelisiniz!"
Kemal Tahir, 'Esir Şehrin İnsanları'ndaki bir karekterine Halide Edib'in Sultanahmet konuşmasını anlattırıyor: “Yenilmiş çıkılan bir harpte esir düşen bir subaya harp ettiği hatırlatılmamalı... Artık, ne değeri var? Yenisine başladık. Harp etmek eskiden erkekçe bir işmiş. şimdi insanca bir iş... Kadınlar bizden daha iyi dövüşüyorlar. Miting yapıldığı zaman burada olup, Sultanahmet Meydanı’nı görmeliydiniz. Siyah çarşaflı bir kadın kalabalığı, memleketin üzerinde bir an, siyah bir bayrak gibi dalgalandı. bazı hareketler, o hareketin şeflerine neden o kadar büyük değer verdirebiliyor, ben işte o gün anladım. Miting tepeden tırnağa kahramanlıktı. Belki Fransa’da, İngiltere’de aynı iş, bu kadar dehşetli, güzel, bu kadar heybetli olmaz. Şefler, işte bu halk kahramanlığını temsil ettikleri için, erişilmez görünüyorlar. Kişiliklerinde gülünç yönleri olsa bile... Benim muharebe edişimle, sizin Avrupa’da rahatça yaşamanız şimdi artık, aynı şey... 'Harpte değildim' diye hiç üzülmeyin. 'Sultanahmet Mitingi’ni görmedim' diye üzülmelisiniz! Kadınlar, muhallebici dükkanlarında, tiyatrolarda, kendileri için gerilen kafesleri, tramvaylarda, vapurlarda çekilen perdeleri, bir yıkış yıktılar ki... O gün nedime benden daha erkekti vallahi... O zamana kadar “erkek işlerine aklım ermez” diyen bir kadın... Bu sözle biraz da övünen bir İstanbul hanımı... Şimdi, buraya geldikçe, bana mürekkepten, kağıttan, baskı fiyatlarından, bayii hesaplarından, dahası, dünya siyasetinden söz ediyor.” Kemal Tahir, Esir Şehrin İnsanları, İthaki Yayınları, sf. 140.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Tarih
Atatürk'ün hayatını siyaset ve komutanlıkla sınırlama eğilimi dayatılınca diğer hikâyeler fazla yazılıp çizilmemiş. Çocukluğunda oyun oynarken tepeden tırnağa çamur olması anlatılmamış da birdirbir oynarken eğilmediği tekrarlanmış. Yani onun çocukluğunu da adeta yeniden inşa etmişiz. İpek Çalışlar
Sayfa 67·Kitabı okudu
Tarih
Düşmanlarını daha harp meydanında affetmişti... İstiklal Savaşı'nda Büyük Taarruz'da yenilen Yunan orduları başkumandanı Trikopis'in harp meydanında elini sıktı ve ona: 'Her kumandan yenilebilir.' diye nezaket gösterdi. Ondan sonra bu yenik başkumandanın Cumhuriyet Bayramımızın her yıl dönümünde, Atina'da Türk Sefareti'ne gelerek onun resmi karşısında eğilmesi, ondan bir düşman gibi değil, ... faziletli, ... kahraman, gibi bahsetmesi sebepsiz değildi. Trikopis bu vicdan vazifesine, ölümüne kadar devam etti. Şevket Süreyya Aydemir - Tek Adam
Sayfa 65·Kitabı okudu
Tarih
Kendi hammaddesini, kendi kabiliyet kudret ve ihtiraslarıyla yoğurmuştur. Bu suretle ve bu akış içinde, her tarihi şahsiyet gibi o da, kendini yaratmıştır. Zaten 'Tek Adam' demek, bu demek değil midir? Şevket Süreyya Aydemir - Tek Adam
Sayfa 64·Kitabı okudu
Tarih