Mustafa Asiltürk

Mustafa Asiltürk
@Mustafaasiltrk
#263123032 Bir çay koy, Bir kitap seç, Ve dünyayı sessize al..
Marmara üniversitesi
İstanbul
Kahramanmaraş, 16 Aralık 2000
11 kütüphaneci puanı
305 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2026 04:37
İlham verici, tamamen gerçek bir hikaye. Afrika'nın ortasında Malavi'nin ücra bir köyünde, imkansızlık, yokluk ve kıtlığın pençesinde zar zor yanan küçük bir umut, parlak bir rüya ve bu rüyanın gerçek olması için elinden geleni yapan küçük bir çocuk. Fakirlerdi, açlardı, William açlıktan ölmek üzereydi, tek erkek çocuktu. Bir dönem kıtlık ülkeyi ve köyü çok kötü vuruyor, insanlar açlıktan ölüyor. Su elektrik vs yok zaten, temizlik kısıtlı. Teknolojiden olabildiğince uzak ve köylülerin büyük çoğunluğu büyüye inanıyor. Tedavi, ilaç desen yok, çok basit hastalıklar bir insanın hayatını alabiliyor. Her şey büyük oranda yok. Okula gidecek parası yokken ve atılmışken bir gün kitaplarla tanışıyor, kitapların dünyası onu küçük köyünden çıkarıyor. Küçücük bir köyde yaşayan büyük bir zihin aslında. Enerjiye alan merakının peşine düşüyor. Hayal ediyor, deniyor ve başarıyor. Umut vericiydi, bazı bölümler çok etkileyici, başarana kadar ona kimse inanmıyor, saçmaladığını düşünüyorlar. Geoffrey ve Gilbert adında iki dostu en büyük ve tek destekçileri olabilir. Tutku çağırıyorsa usul usul, tutup elinden kapılmak gerek.
Rüzgarı Dizginleyen ÇocukWilliam Kamkwamba · Beyaz Balina Yayınları · 20244,945 okunma
Reklam
Uçurumun Dibindekiler
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 07:04
Jack London'un ilk defa birinci ağızdan gerçek bir konuyu anlattığı bir kitabını okudum. Çok iyi kitap. Zaten Jack London çok iyi bir yazar. hayal gücü ve bir şeyleri işleyip anlatabilme yeteneği çok iyi bunun sebebi de sanıyorum, çok şey yaşamış görmüş, sıkıntı çekmiş olmasından. Bu kitapta üzerinde Güneş batmayan ülkenin karanlık bir kısmını, Doğu yakasını ele almış. Denizci kılığıyla gidiyor, onlara karışıyor o zorluk ve sefalete ortak oluyor. anlayabilmek için onlar gibi yaşıyor bir süre. Kan donduran hikâye ve olaylara tanık oluyor. "Eskimiş ve dirsekleri yırtılmış ceketim onların sınıfına ait olduğumun bir göstergesiydi. Ceket bizi aynı kılmıştı işte! Artık ben bir "dost"tum. Bu kelimede iyilik ve içtenlik, başka hiçbir kelimenin sahip olamadığı bir sıcaklık ve yakınlık vardı." Zaten bu kitap çıkınca büyük yankı uyandırmış. Herkesin kafasındaki soru, Gerçek olabilir mi bütün bunlar? "Umutsuzluk ve sefalet, Doğdukları andan itibaren tepelerindedir. Çirkin küfürler, daha da çirkin gülüşler, Onların ilk ninnileridir." Burda, Açlık ve sefaletin at koşturduğu, Londra'nın Doğu Yakası'nda insan dışı her türlü olay, en derin sefaletler akla gelmeyen yoksulluklar, çaresizlikler, keder içindeki ölümler, intiharlar, suçlar, ölüm ve öldürmeler var. Karın tokluğunun nasıl bir his olduğunu bilmez bu insanların çoğu. "Üzerinde güneş batmayan ülke"nin kuz tarafı burası. Burda hırsızlıklar zevk sefa yeni bir şey almak ya da güzel bir şeyler yaşamak için değil, hayatta kalmak için yapılır. Temel hayatta kalma koşullarının bile olmadığı, insanların beslenemediği, temizlenemediği, insani hiç bir ihtiyacını karşılayamadan en dipte bir yerlerde mümkün olan en düşük ücretler altında çalışıp, hayatta kalmak için uğraştıkları bir ortam. Besinsizlikten, kirden hastalıklı ve sağlıksız
Uçurum İnsanlarıJack London · Zeplin Kitap · 20204,555 okunma
Açlık Oyunları
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 03:47
Bu kitap o kadar sürükleyici, heyecan uyandırıcı ve mükemmeldi ki. Bazen dalıp gittim, kendimi kaybettim. Tavsiye edene minnettarım ;) samimiyetten, iyi niyetten, güzelliklerden uzak bir sistemle mücadele etmeye baş koymuş bir avuç iyi niyet. Sorunun kişilerde değil sistemlerde olduğunu gösteren bir kitap. "Onların oyununun bir parçası olmak istemiyorum, bana sahip olamayacaklarını göstermek istiyorum. Sadece kendim gibi ölmek istiyorum..." Diyordu Peeta oyunun başında. Rue, Prim, Madge, Cinna, Peeta, Finnick, Gale.. Çok üzüldüm Rue ya, çok tatlıydın Rue. Ve Prim, ah Prim.. Bir kaç alıntı; Kibar insanların içime işlemeleri ve orada kök salmaları o kadar kolay ki. Bazen işler yolunda gitmediğinde, beynim bana çok güzel bir rüya bağışlar.. Duygularımın yüzüme yansımasından korkmadan birkaç dakika geçirmeye ihtiyacım vardı. Güzel olan her şey, bana onu hatırlatıyor. Kendime bir an için küçük bir çocuk gibi hissetme hakkı tanıyıp başımı omzuna yasladım. Bazen evi fena halde özlüyorum. Ama sonra orada özlenecek bir şey kalmadığını hatırlıyorum. "Annie'ye hemen mi âşık oldun, Finnick?" "Hayır." Uzun süren bir sessizlikten sonra ekledi. "Zamanla içime işledi." İçimde binlerce an cirit atıyordu. Bu kolların dünyadaki tek sığınağım olduğu sayısız an. Belki o zaman tam olarak değerini bilmemiştim ama anılarımda çok tatlı bir yerleri vardı ve şimdi sonsuza dek kaybedilmişlerdi. Artık insanoğlu denen o yaratığa karşı en ufak bir sadakat beslemiyordum. Sanırım, Peeta birbirimizi yok edip düzgün türlerin yerimize geçmesine izin vermemizden bahsederken haksız değildi. //Aslında bu inceleme, bu seri yani Açlık Oyunları, Ateşi Yakalamak ve Alaycı Kuş kitapları için genel bir değerlendirmedir.
Alaycı KuşSuzanne Collins · Pegasus Yayınları · 201522,7bin okunma
9/10
·368 syf.··
2025 8. kitabı
·
83 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2025 00:15
Mükemmel bir hayal gücü olan o yazardan. Matt Haig'den yine mükemmel bir kitap. Alışılmışın dışında, eğlenceli, anlamlı. Şu an bize normal gelen etrafınızdaki onca şeyi düşünün ve bunları ilk defa görüp ilk defa karşılaştığınızı ne garip olurdu demi, sihir gibi. "Bazen bize sihir gibi gelen şey, yaşamın henüz anlayamadığımız bir parçadır.." Bir kaç alıntı bırakmak istiyorum; "yeni bir dünyaya gitmek istiyorsan, uzay aracına ihtiyacın yok. Bakış açını değiştirmen yeterli." "Yani, insan bütün olacakları bilirken, hayatına nasıl devam edebilir ki?" "Okumak kendi hayatımızın dışındaki hayatları da yaşayabilmemizi sağlar." "okumak aslında telepati ve zaman yolculuğudur. Herkesle ve her yerle, bütün zamanlarla, hayal edilmiş olan her şeyle aramızda bağlantı kurar." "Her şeyin basit olmasını isteyerek kendimizi hapsediyor olabiliriz, cidden öyle, çünkü hayatın nasıl olabileceğine değil nasıl olmasını istediğimize odaklanarak kendimizi bir cenderenin içine sokmuş oluyoruz. Kendimizi kapatıyoruz. Birçok olasılığı dışarıda bırakıyoruz." "İnan bana, sıradışı olmak o kadar da kötü bir şey değil. Nerede durduğunu her zaman biliyorsun. Aslında kim olduğunu biliyorsun." "insanlar müzik parçalarına benzer. Şarkılarını duymayız çünkü çok azı yüksek sesle çalar." "Kendi sığınağımızda tek başımıza hiç ses çıkarmadan sonsuza kadar oturamayız." "ortada reddedilemez kanıtlar olduğunda bile insanlar inanmamayı seçiyor çünkü dünya görüşümüzde köklü bir değişim olması riskini almak yerine bir şeyleri yok saymak daha kolay..." "Dünyada ne mutluluk vardır ne de acı; yalnızca bir ruh halinin diğeriyle kıyaslanması vardır, hepsi bu. Mutluluğun zirvesine ancak en derin acıyı yaşamış olanlar ulaşabilir..." "Yeteneklerinizi gerçekten geliştirmek ve bir sonraki seviyeye ulaşmak için
Hayat İmkânsızMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20245,9bin okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 39. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2024 05:36
Ne tatlı, ne hoş bir kitaptı. Geride mutluluk ve bol bol düşünce bıraktı. Eğlenceli anlamlı ve fazlasıyla derin.. Basit gibi gözüken bir başyapıt. Hiç ara veremeden devam ettim. Zaten uzun değil. Duruyorsun, düşünüyorsun, gülüyorsun, hayallere dalıyorsun... Daha ne olsun ;) Resimler de çok tatlı. Gerçekten başka bir bakış açısı başka bir dünya. Bir çocuk masalı gibi, evet bir çocuk masalı. Çocuk gibi saf hayaller, düşünceler istiyor kitap. Tüm çocuklar ve içinde bir yerlerde hâlâ çocukluk olanlar için gelsin o zamann, iyi okumalar..
İnceleme
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015279,7bin okunma
Reklam