Öyle büyük umutlarım olmadı benim, büyük düşlerim, özlemlerim, büyük beklentilerim olmadı.Koşullarım beni
oluşturdu ben acılarımı buldum.
Herkes gibi yaşasaydım eğer, yaşamı onlar gibi görebilseydim çarşılar yeterdi
avutmaya beni. Bir gömlek, bir ayakkabı,bir elbise; bir yemek lokantalarda; televizyon, halı, masa ve daha nice eşya yeterdi yalnızlığı örtmeye, kendimi göstermeye, varolmaya, 'dar çevre yitikleri'nde önem kazanmaya...
Benim adım Kinyas. Gün ağrıyor. Başım ağrıyor. İsmimi kendime ben verdim. Bitmeyen bir öfkenin ve bitmeyen bir mutsuzluğun ifadesi. Bütün insanlara kızgınım yaşadıkları için. Hayattan midem bulanıyor... Ateşle oynarım. Yeterince benzin ve karşımda oturan adamın ceketinin iç cebindeki çakmakla dünyayı yakabilirim.
Güneş keder saça saça yükseldi, ama aydınlattıklarının arasında hiçbir şey, yeteneklerini ve içindeki iyi duyguları yönlendirme becerisinden yoksun, kendine bir hayrı olmayan ya da mutluluğu yakalamaktan aciz ve felaketinin farkında olmasına rağmen onu yiyip bitiren umutsuzluğa teslim olan bu adamdan daha kederli olmazdı.