Nagehan̆̈

Nagehan̆̈
Türk Dili ve Edebiyatı
Lisans
2 Şubat
756 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Zamanınız kıymetliyse OKUMAYIN!
1/10
·163 syf.··
2024 62. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2024 14:19
Hayatımda bu kadar saçma bir kitap daha okumadım. Bu kitaba harcadığım zamana üzülüyorum. Evden uzakta olduğum için arkadaşımın kitaplığındaki üç beş kitaptan birini alıp okuyayım, hiç okumamaktan iyidir dedim, hiç okumasaymışım keşke, o derece. Müptezellerin, bağımlıların, hayatını idame ettiremeyen, ota boka bulaşan, aile desteğini bile elinin tersiyle itenleri anlatıyor kitapta hem de iğrenç, küfürlü bir üslupla. Bunca çürümüşlüğün içinde hepimiz de bir şekilde nefes almaya çalışırken bedenimizi de hayatımızı da uyuşturucuya, haplara, arka sokakta cigara saran dayılara/gençlere bulaştırmıyoruz. Yaradan bize bir irade vermiş, bu iradeyi sağlayamıyorsak destek almak şart. Hastaneler, doktorlar, psikologlar, polisler vs bunlara yardım için el uzatan yerler. Yardım almak yerine her seferinde bu bağımlılığa devam etmeyi seçiyorsak, çıkmak yerine batmayı seçiyorsak, kendi hayatımızla birlikte milyonlarca insanın, gencin, çocuğun, kadının, hayvanın hayatını da batırıyorsak kahrolun o zaman ne diyeyim... Hayat bize tercihler sunuyor ve bu tercihleri değerlendirebilmek bizim elimizde. Bağımlılık bambaşka bir boyut evet, ama yukarıda sözünü ettiğim hatta etmediğim daha yığınla kurum, bağımlılıkla savaş için var. Gündemde olan yığınla taciz, tecavüz, öldürülen, parçalanan kadınların hayatlarında hep madde ile ilişkisi olan erkekler var. Ama yapılan bu iğrenç durumları sadece maddeye bağlayamayız arkadaşlar. “O saatte ne işi varmış, bu eteği neden giymiş” martavallarını da bir kenara bırakalım. Samuray kılıcıyla öldürülen başı kapalı bir kardeşimiz de hunharca katledildi, etek mi giymişti, hayır. Kafa yapımızı biraz değiştirmeye, geliştirmeye, okumaya, öğrenmeye, çocuklarımıza ahlaklı ve saygılı bireyler nasıl olur’u öğretmeye odaklanalım. Bu süreçte bu kitabı okurken de
1000Kitap
MüptezellerEmrah Serbes · İletişim Yayınları · 20168,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
KORKUYORUM YAŞAMAKTAN Kİ ÇOK GÜZEL...
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2024 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2024 15:53
Osman… Travmam mı oldun benim nedir hshshsh kaç gün oldu, hâlâ üzerimden atamadım etkini. Yahu diyorum kendi kendime, kurgu be kadın, ne var bu kadar ağlayacak ya neye ağlıyorsun diyorum. Bu soruyu sorduktan sonra daha fazla ağlarken buluyorum kendimi. Neyse efendim, gelelim kitaba. Ayfer Tunç kitap yazmamış, bir dünya yaratmış; bir yaşam, yaşama tutunma çabası, kendini bulma çabası, bulamayınca yok olma çabası… çabası da çabası yani. Ama o kadar yaşamın içinden ki bu çaba, aslında bu mahvediyor insanı da. İlk kitapta yani Kapak Kızı’nda Şebnem’i farklı fikirlerle yoğrulmuş üç kişinin gözünden tanımaya çalışmıştık. Hayatını, bir erkek dergisinin kapağına verdiği cesur pozlardan tahmin etmeye çalışmıştık. Bu kız neden bu hâle geldi, neden bu pozları verdi diye sorgulamıştık kendimizce. Ayfer Tunç serinin ikinci kitabında yani Yeşil Peri Gecesi’nde, Kapak Kızı’nda bulmaya çalıştığımız tüm sorulara cevap vermişti. Şebnem’i biliyorduk artık, tanıyorduk, nasıl o hallere geldiğini pardon getirildiğini! öğrenmiştik. Öğrenmekle kalmayıp bir de hüngür sümük ağlamıştık hayatına, sövmüştük “ulan böyle hayat mı olur” diye. Nefret etmiştik Osman’dan, kardeşi Teoman’dan, Uluç müdür dayıdan… belki de bu vesileyle tüm erkeklerden. :) (bazen bahane aradığımız doğrudur djjddjjd) Cesaretini sevmiştik Şebnem’in, ne yaşarsa yaşasın güçlü kalmaya çalışmasını, hayata tutunmak için hâlâ çabalamasını. Ben hiç kızmadım Şebnem’e, hiç. “Bunu böyle yapmayabilirdi.” diyenler elbet olacaktır ama ben empati kurmaya çalıştım Şebnem’le, onu anlamaya gayret ettim ve anladım da. Elinizdeki seçenekler azsa ya da bu seçenekleri birileri sizin elinizden torpille alıyorsa, Şebnem’in yaptığı gibi bazen de tüm bu yaptıklarını yapmaktan başka çareniz kalmıyordur kim bilir… Yeşil Peri Gecesi’ni okuduktan sonra Osman’a o kadar
1000Kitap
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,4bin okunma
SESSİZ BİR ÇIĞLIK...
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 58. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2024 21:08
Asılacak Kadın; zavallı, çaresiz, yardıma muhtaç fakat yardım çığlıkları atamayacak kadar sindirilmiş, ezilmiş, dövülmüş, korkutulmuş, cahil bırakılmış bir kadının daha doğrusu on altı yaşındaki bir ÇOCUĞUN sessiz isyanını konu edinen, tamamen gerçek bir olaya dayalı olan Pınar Kür’ün cinsel içerikli(?) olduğu gerekçesiyle mahkemelerce toplatılan ve yasaklanan kitabı… Üç bölümden oluşan eserin ilk bölümünde, kadınların avukat veya hakim olamayacağını savunan bir erkek hakim tarafından kadının beyanı dinlenmeden direkt yargılanmasına karar verildiği, nefretler içinde kalacağınız bölüm. İkinci bölümde ise Asılacak Kadın’ınımız Melek ve hayat hikayesi devreye giriyor. Melek’in bir obje gibi kullanıldığı, satıldığı, türlü tecavüzlere mecbur bırakıldığı, hayattan tiksineceğiniz, kime neye söveceğinizi bilemeyeceğiniz, isyanın eşine geleceğiniz bölüm. Psikolojiniz kaldırabilirse buyurun… Son bölüm ise karakterli kalmaya çalışan karakterimiz Yalçın’ın, Melek’in hayatını kurtarma adı altında onu Asılacak Kadın haline getirdiği süreç aktarılıyor, hem de bizzat Yalçın’ın kendi ağzından. İkinci bölümü psikolojiniz zor kaldırıyor bu aşikar, fakat bu bölüm de en az ikinci bölüm kadar psikolojinizi hem yıpratacak hem de hayatı fazlasıyla sorgulatacak bir bölüm. Yalçın’ın Melek’i ve şu anda bulundukları konuma gelişlerini ifade ederken kullandığı kelimeler, cümleler boğazınızda düğüm düğüm olacak... “Genç bir kızın, zavallı, korunmasız bir kızın bir zorbanın sapıklığına kurban edilmesine bunca kişi katkıda bulunabiliyor, bunca kişi de olayı uzaktan, rahat rahat seyredebiliyordu. Olacak, akıl alacak şey miydi bu?” (Syf: 129) “Kökü toprakta olduktan sonra her çiçeğin yaşatılma, kurtarılma olasılığı vardır. Oysa, dalından koparılmış, vazoda soldurulmuş bir çiçeği ne kurtarabilir? Bir
Edebiyat
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,7bin okunma
Bir HEVES Uğruna...
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2024 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2024 23:28
Ucunda Ölüm Var, Ağıtçı Kadın'ın elli yıldır kalbinin derinliklerinde taşıdığı kırık bir aşk hikayesi… Bir gün bir yerde denk gelirsem diye diyar diyar dolaştığı Anadolu. Ve zamanın acımasızlığının Ağıtçı Kadın’ın ömrünü tüketmesi, heveslerini söndürmesi, umutlarını yitirmesi ve gittikçe ölüme yaklaştırması… Yaralı bir kalbin kendisini yollara düşürdüğü Ağıtçı Kadın, elli yıl önce bir kez bile veda etmeden giden sevdiği Heves Ali’yi görebilmek umuduyla, yüreğindeki yangını bir nebze de olsun söndürebilmek adına tanımadığı ölümlere ve şehirlere yolculuğa çıkıyor. Bu cenazelerde bilmediği insanların ardından ağıtlar yakarak, gözyaşı dökerek yüreğinin korunu söndürmek istiyor. Fakat her hikâyede Heves Ali’yi bulma umudu, Ağıtçı Kadın’ın kalbinde kor olup yanmaya devam ediyor. Elli yıl boyunca geçen her bahar için elbisesine bir sökük açan Ağıtçı Kadın’ın asıl söküğü kendi kalbindedir aslında… Ağıtçı Kadın rüyasında gördüğü Heves Ali’nin onu ‘gel’ diyerek çağırmasıyla düşüyor yollara. Konya, Bursa, İstanbul, Erzurum, Arkanya (Ergani) derken peşinden bizi de sürüklüyor adeta. Gittiği her yerde ölülerin hikâyesi bekler Ağıtçı Kadın’ı. Her hikâyede Heves Ali’nin izini arar. Ölüsünü bile bulma umuduyla yanar tutuşur. Nice ölü hikâyeleri dinler. Bu hikâyelerin sonu gelmeyeceğini düşünerek artık kadere teslim olma vakti geldiğini düşündüğü anlarda, yine Heves Ali rüyasına girip başka bir şehre çağırır onu. Ağıtçı Kadın yine bir umutla düşer yollara bir “HEVES” uğruna… Kemal Varol’un kalemiyle ilk kez tanıştım. Tam bir Anadolu hikayesi. Anadolu’yu diyar diyar dolaşması, gittiği yerlerde âşık meclislerine uğraması, ölü hikâyelerini bizimle de paylaşması, yaktığı ağıtlar, yüreğinden taşan acı sözler… tam anlamıyla bir halk kültürü. Çok severek ve beğenerek okuduğum kitaba dair tek bir
Edebiyat
Ucunda Ölüm VarKemal Varol · Everest Yayınları · 20212,875 okunma
Acıların Çocuğu
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2024 20:34
Köyden daha neredeyse bir aylıkken çıkarılıp anasıyla yola düşürülen Küçük Paşamız Salih’in yaşamı, tam anlamıyla bir acı. Annesi ve babasının onu İstanbul’da yalnız bırakıp dönmesi mi dersiniz, konak hanımı Naime’nin küçücük çocuğu sığdıracak yer bulamayıp gerisin geri ana babasının yanına yollaması mı dersiniz, üvey ana elinde yaşamadığı şey kalmayan küçücük çocuğun çektikleri mi dersiniz… Dersiniz de dersiniz yani, yığınla acı… Bu kitapta Salih dışında herkese kin kusabilirsiniz. Sonu her ne kadar Salih açısından hüzünlü bitse de konak hanımı Naime’nin bu çocuğun ahını en derinden yaşamasına sevineceksiniz, keşke daha beter olsaydı djdjdjdj. İlahi adaletin tecelli etmesi beni her zaman mutlu etmiştir. Fakat beni en yaralayan şey, kitaplarda kurgulanmış bile olsa çocukların acı çekmesi olmuştur. Keşke bunun önüne geçebilsek, keşke her çocuk her zaman gülebilse şu hayatta… Edebiyatımızda Nabizade Nazım'ın Karabibik adlı eserinden sonra kaleme alınan en kapsamlı ve gerçekçi köy romanıdır #k:226680. Yazar tam olarak konum belirtmese de yazarın çocukluğunun geçtiği yerden hareketle kullanılan dil ve anlatılan bölgenin Niğde civarı olduğu tahmin edilmektedir. Yöreye ait olan ağız özellikleri de Orta Anadolu olduğunu kanıtlar niteliktedir. Ben kendim de Nevşehirli olduğum için, yazarın direkt köylü ağzıyla aktardığı ve parantez içinde günümüz Türkçesini de verdiği çoğu sözcüğü kolaylıkla anlayabildim. Eserin benim için birkaç eksisi var. Cümleler inanılmaz derecede uzun. Cümle bitiminde “bunun başında ne anlatıyordu acaba” diye durup düşündüğüm ve cümleyi baştan aldığım yerler oldu. Bunun yanında insanı sıkılma noktasına getirecek derecede tasvirler mevcuttu. Bir noktadan sonra bu konuda gerçekten bunalmışlık yaşadım diyebilirim. Kesinlikle kötü bir kitap diyemem, zaten haddim
Edebiyat
Küçük PaşaEbubekir Hâzım Tepeyran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020889 okunma