Nasrettin

Bir mizah duygusu geliştirme ve olayları mizahın ışığında görebilme çabası, yaşama sanatında ustalaşırken öğrenilen bir hile gibiydi. Istırabın hüküm sürdüğü toplama kampında bile, yaşama sanatını uygulamak yine de mümkündü. Bir benzerlik kurmak gerekirse, insanın acısı gazın hareketine benziyordu. Belli miktarlarda gaz, boş bir kutuya pompalandığında kutu ne kadar büyük olursa olsun onu tamamen ve eşit dağılım göstererek doldurur. Aynı şekilde ıstırap da ister küçük ister büyük olsun insan ruhunu ve bilincini tamamen doldurur. Bu yüzden de insan ıstırabının “boyutu” tamamen görelidir.
Sayfa 56 - Okuyan us yayınları·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Artık çok iyi öğrendiğim tek bir şey biliyordum: Sevgi fiziksel bir varlık olarak, sevilen kişiden çok daha öteye gidiyordu. En derin anlamını tinsel varlıkta, iç benlikte buluyordu. Onun gerçekten var olup olmadığı, yaşayıp yaşamadığı önemini bir ölçüde yitiriyordu.
Sayfa 51 - Okuyan us yayınları·Kitabı okudu
Aklım bir düşünceye takıldı: Hayatımda ilk defa, birçok ozanın söylediği, onca düşünürün nihai bilgelik olarak öne sürdüğü hakikati gördüm. Hakikat şuydu; sevgi, insanın ulaşabileceği en yüksek ve en büyük hedefti. O anda, insan şiirinin, insan düşünce ve inancının ayırt ettiği en büyük sırra haiz oldum: İnsanın kurtuluşu sevgiyle ve sevgidedir. Elinde hiçbir şeyi kalmamış bir insanın dahi, kısacık bir an için bile olsa, sevdiğine ilişkin düşüncelerden nasıl mutluluk duyabileceğini anladım. İnsanın, kendini olumlu eylemle ifade edemediği ve tek yapabileceğinin çektiği acılara doğru bir yolla (onurlu bir yol) katlanmak olabileceği mutlak ıssızlık durumundaki birinin, sevdiğine dair içinde taşıdığı imgeye sığınarak tatmin olabileceğini gördüm. Hayatımda ilk defa “Melekler sonsuz bir görkemin ebedi düşüncesinde kayboldu” sözlerinin ne ifade ettiğini anladım.
Sayfa 50 - Okuyan us yayınları·Kitabı okudu
Benzer deneyimler yaşamamış birisi açlıktan ölmek üzere olan bir insanın yaşadığı ruhu çökerten zihinsel çatışma ve iradenin ezilişini çok zor anlayabilir. Hendek kazarken sadece ekmeğin (hâlâ kaldıysa) dağıtıldığı 9.30-10.00 saatlerindeki öğle yemeği arasını duyuran sireni beklemenin veya huysuz biri değilse sürekli ustabaşına saati sormanın; sonra paltonun cebindeki ekmeği okşamanın, ilk olarak ona donmuş parmaklarla dokunmanın ve ilk parçayı koparıp ağzına atmanın, son olarak da kendine akşama kadar yetineceği sözünü vererek tekrar cebine koymasının ne demek olduğunu kavrayamaz.
Sayfa 44 - Okuyan us yayınları·Kitabı okudu
Türkiye'nin dış politikasını kökünden değiştirmesinden başka çıkar yol yoktur: Müdafaa-i hukuk doktrinine dayanan; bağımsız, özerk, özgürlükçü ve kimsenin çıkar hesaplarına âlet olmayan, bir dış politika gereklidir bizim için.
Sayfa 144 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu