Nazlıgül

Nazlıgül
@Nazligulll
Birinin insanlardaki iyiye inanma sebebi ol ✿
7/10
·166 syf.··
2024 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2024 15:08
Haluk Oral, gerçekten bir edebiyat arkeoloğu olduğunu bu kitapla ispatlamış. Bizim okuyup da geçtiğimiz, sadece bir şiir, bir öykü olarak baktığımız metnin ardındaki gizler, yazılma nedenleri, esin kaynaklarını araştırmış. Araştırmaları sonucunda anlattıklarını görsellerle pekiştirmiş. Sahaflardan alınmış ilk basımlar, eskizlerle kıyaslamalar yapmış. Yazarların not defterlerine kadar ulaşmış. Yılların birikimini aktardığı anlaşılıyor. Hiç kuşkunuz olmasın ki, verdiği bilgilerden sonra, o şiire, zenginleşmiş bir açıdan bakacaksınız . Ünlü şairlerinin biografilerine bakarak, o yapıt niçin, hangi etkilerle, kimler için yazılmış öğrendiğinizde edebiyat serüveni içinde bir yere oturtmak daha kolay olacaktır Özdemir Asaf’ın Lavinia'sı kimdi? Nâzim Hikmet'in Kurtulus Savaşı Destanının geçirdiği degisiklikler... Ahmed Arif ve tek kitabi olarak 60 baskı yapan Hasretinden Prangalar Eskittim.. Melih Cevdet Anday in Tohum u ilk nerede yayınlandı? Kaldırımlar ve Necip Fazıl’ın şair yaşamı... Orhan Veli nin Sere Serpe uyuyan ilhami... O Belde için bir sadelestirme çalismasi... Yahya Kemal'den Salim Riza ya bir rubai... ve Tutunamayanlar... Haluk Oral' in kaleminden sırasıyla anlatılmış. Edebiyat tarihine, eserler kadar eserlerin sahibine de ilgi duyuyorsanız bir şans verebilirsiniz. Sade bir dili olmasına rağmen akıcı bir anlatım beklememeniz konusunda uyarayım:)
Şiir HikayeleriHaluk Oral · İş Bankası Kültür Yayınları · 2020429 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Umutsuz durumlar umutsuz çözümler gerektirir.....
9/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2023 56. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2023 00:00
İki yaşındaki kızlarının lösemi olduğunu öğrenen aile tedavi arayışına giriyor. En uygun naklin doku uyumunun fazla olan kardeşten olabileceğini öğrenince tam doku uyumunda olduğunu onaylanan bir embriyo üretiliyor. Tedbir olsun diye anne yapay döllenme hormonları alarak o embriyoya gebe kalıyor. Anna bebek doğumundan saatler sonra ablasının ilk kez hayatını kurtarıyor. 5 yaşında öleceği öngörülen abla kardeşinden alınan kan ve lenfositlerle 15 ine kadar yaşama tutunmayı başarıyor. Tabi bu süreç öyle kolay olmuyor. Hasta olan Kate ne zaman hastaneye yatsa, istisnasız Anna'nın da adresi orası oluyor. Kate daha fazla parça alabilsin diye o büyüme hormonları alıyor. Anna sağlıklı bir çocuk olmasına rağmen sürekli takviye alması ve zorlu operasyonlara girmesi gerekiyor. Bir gün annesi ondan böbreğini ablasına vermesini istediğinde artık 13 yaşında olan Anna bunu istemediğimi söylüyor tabi hukuken buna hakkı yok çünkü reşit değil. Kendi bedeninde söz sahibi olabilmek için kendi ailesine dava açmasıyla kitap başlıyor. Böbreğini verse ablası ve en yakın arkadaşının bir süre daha yaşamasını sağlayabilir, vermese böbreği onun olsa bile hayatının her anına tanık olan en sevdiğine veda edecek. Yani bu davanın bir kazananı olmayacak... Kitaptaki hiçbir karakter siyah ya da beyaz değil. Hepsi o kadar gri ki hepsiyle empati kurabiliyorsunuz. Yazarın olayları sırayla farklı karakterlerin bakış açısıyla size sunması da bu empatiyi epey kolaştırıyor. Gözlerinizin önünde yedek parça bebekler, özel tasarım çocuklar, bugünün çocuklarını kurtarmak için uygulanan yarının bilimi, etik ahlak ilkeleriyle çarpışıyor. Aklınız sorularla doluyken bir de aile dramı ekleniyor. Doğru yanlış ayrımı yapamıyor karakterlerin çaresizliğini hissediyorsunuz. Kurgu sizi öyle hazırlıksız yakalıyor ki
Kitap İncelemeleri
Kız Kardeşim İçinJodi Picoult · April Yayıncılık · 20191,875 okunma
"Ben birisiyim ama kim? Kim?"
8/10
·256 syf.··
2023 48. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2023 17:25
Aynaya baktığınızda gördüğünüz kişi tanıdık geliyor mu? Sizin gördüklerinizle başkalarının sizde gördükleri ne kadar benziyor? Yunus "𝘉𝘪𝘳 '𝘣𝘦𝘯' 𝘷𝘢𝘳𝘥ı𝘳 𝘣𝘦𝘯𝘥𝘦 𝘣𝘦𝘯𝘥𝘦𝘯 𝘪𝘤̧𝘦𝘳𝘪." diyordu. Peki gerçekten kaç kişi var içinizde? Tanıştığınız her yeni kişi farklı bir imge veriyor size. Bu hayatınız boyunca binlerce kişiliğe bürünüyorsunuz demek... Bu binlercesinden biri gerçek siz olabilir mi? Yoksa hiçbiri size tanıdık gelmiyor mu? Kitap çok sıradan başlıyor aslında. En yakını, karısı, bir gün burnunun yamuk olduğunu söylüyor. Daha önce hiç fark etmediği bu kusur karakterimizin huzurunu kaçırıyor önce. Daha fark etmediği kaç kusuru var? İnsanlar bunların hangilerini görüp de susuyor derken kendisine bile yabancılaşacak hale geliyor. Başkaları için birisi olmaya çalışırken kendisi için hiçkimse olduğunu farketmenin yıkıcılığını tadıyor. Luigi Pirandello benlik kavramına kirli, puslu, çatlaklarla dolu bir pencereden bakıyor. Çevresindeki acımasız gerçekliği tüm karamsarlığıyla görüyor ve sizi de bu karamsarlığa zıt tatlı bir dille gerçeği görmeye davet ediyor. O deliliğe giden anayolda yürürken peşinden sürükleniyorsunuz. Yol arkadaşınız sorular soruyor, aklınızdan geçen sorulara cevap veriyor. Yanınızda olduğuna şüphe ettirmeyerek sizinle dertleşiyor. Ben kitabı okuduktan sonra benim için ifade ettiklerini bir kaç cümleyle ifade etmeye çalıştım. Tek bir inceleme yazdım. Fakat okuyan herkeste farklı duygular uyandırdı. Kimi saçmaladığımı, kimi gereksiz uzattığımı düşündü. Okuyan herkes için farklı bir kimlik kazandı. O halde hala tek bir inceleme yazdığımı savunabilir miyim? Okuduğunuz her bir harfe kendinizden bir değer kattınız. Bu inceleme bana mı yoksa size mi ait artık? Bu soruya cevap veremiyorum. Kitabın bende bıraktığı tesir tam olarak bu... Kesinlikle farklı bir bakış açısı
Kitap İncelemeleri
Biri, Hiçbiri, BinlercesiLuigi Pirandello · Aylak Adam Yayınları · 20185,7bin okunma
Güneş tutulmasına kadar "SATILIK HAYAT"
7/10
·186 syf.··
2023 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2023 12:59
Alper Canıgüz bu yıl rastgele girdi hayatıma. Alper Kamu serisiyle kendisini tanıdım. Kafasını kendine has mizahını sevdiğim için ne zaman " öyle şeyler okumalıyım ki hem eğlendirmeli hem gündelik hayatın temposundan uzaklaştırmalı" desem onu okudum. Tatlı rüyalar onun ilk kitabı. Bir ilk kitaba göre standartların üstünde olsa da ben gerek dil gerek kurgu yönünden diğer kitaplarını daha çok sevdim. Kıyasladığımda bu kitapta sivri dili daha ön planda. Karakterler yine klişeden uzak ve üzerinde düşünülmüş. Rüya içinde rüya kurgusu alışıldık ama tamamen farklı bir üslupla işlenmiş. Kapakta yazan psiko absürt romantik komedi tanımlamasını düşünürsek absürt komedi kısmının altını incelikle doldurmuş. Dozunda 'saçma'lamalarla, yer yer tebessüm hatta kahkahalarla keyifli vakit geçirebilirsiniz. Romantik kısmı çok ön planda değil. İyi ki de değil ... Kadın karakter diğerlerine göre fazla yüzeysel ve özensizdi. Okuduğum diğer üç kitabı da düşündüğümde hikayeyi genelde erkek karakterlerin sırtlandığını, özellikle bu kitabında kadınların sığ ve cahil lanse edildiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Genel dili çok naif olmadığı için göz ardı ederek keyif almaya çalışsam da zaman zaman rahatsız oldum. Psiko kısmına gelecek olursak sık sık Freud'a göz kırpsa, oidipus, electra gibi komplekslere değinse de psikoloji kökenli yazar bunu bilgi vermek için yapmıyor. Kendisi de bir söyleşisinde : "Tatlı Rüyalar'da psikolojinin kullanımdan ziyade 'kötüye kullanımı' mevcuttur." diyerek durumu çok güzel özetliyor. Olumlu bir eleştiri bırakacak olursam yazar kendini gerçekten geliştirmiş. Okumadığım iki kitabı kalmış onları da yakın zamanda okumak istiyorum. Kitap okumaya ara verdiğiniz ya da çıtır çerez kitap aradığınız günler için Canıgüz elinizin altında bulunabilir. "Hayatımı satıyorum! 25
Kitap İncelemeleri
Tatlı RüyalarAlper Canıgüz · İletişim Yayıncılık · 20138,2bin okunma
" Oku küçüğüm, oku, okumak iyidir! "
9/10
·435 syf.··
2023 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2023 19:12
Üçlemenin ilk kitabı Çocukluğum ’un sonunda dedesi tarafından “Var git insanların arasına karış…” sözleriyle dünyaya salındıktan sonra, ayakçılıktan bulaşıkçılığa, kuş yakalamaktan bir ikonografi atölyesinde çıraklığa kadar birçok farklı işte çalışır Gorki. Biz de garip ve hüzünlü hayat yolculuğunun farklı duraklarında bu halk çocuğuna eşlik eder, daha sonra yapıtlarına esin verecek olağanüstü canlı çok sayıda karakterle tanışırız. O tanıştığı insanları hayat öğretmeni gibi görür. Dikkatle inceler. Bir noktada insanlar ona yetememeye başlar. Tam da bu noktada beni ona en çok bağlayan kitap tutkusu girer devreye. Merakının ve hayatı anlamlandırma çabasının onu kitapların dünyasına çekmesi kaçınılmazdır. Kitaplar aracılığıyla gerçeklikten kaçıp sığındığı düş dünyasında onunla birlikte geziniriz. Kitap okunurken coşkuyla ağlayan adamlara, kitabı okuyacak mumu bile zorlukla bulan bir çocuğun kitaba duyduğu tutkuya, hayatla kitaplar arasında bulduğu çelişkilere rağmen yaşama sıkı sıkıya sarılmasına tanık oluruz. İnsanların kötü sonlarını gördükçe dönüm noktası olacak kararı alır. "Böyle giderse mahvolacağım, bir şeyler yapmalıyım ... " sözleriyle üniversite macerasına atılır. İkinci kitabın son sayfalarında Benim Üniversitelerim kitabına göz kırpar. Zaten çürük iplerle birbirine tutunan ailesi bu kitapta iyice uzaklaşıyor. Bunayan dedesi, yaşlanan ninesi onun için yetersiz kalıyor. Kitaplar büyütüyor onu. Karakter gelişimi kitaplar sayesinde toplumun diğer kesiminden ayrılıyor. Basit bir örnek vermek gerekirse diğerleri kadına her türlü aşağılamayı, şiddeti hak görürken o okuduğu kitaplardan tanıdığı kadına değer veriyor. Kadınları savunmak için kavgalar ediyor. "Beni deli eden şeylerden biri de, kadınlara karşı davra­nışımızdı. Okuduğum romanların etkisiyle kadınları hayatın en anlamlı,
Kitap İncelemeleri
Ekmeğimi KazanırkenMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20188,3bin okunma