Tatar Çölü
Son dönemlerde gerçekçiliği bu kadar iyi anlatan bir eser okumamıştım.
İnsanların duygularını, yalnızlığını, beklentilerini ve seçimlerini oldukça realist bir biçimde ele alan bir eser.
Hayatı, olduğu gibi aktarmış ve beklentinin-bekleyişin ne demek olduğunu resmetmiştir. Kalabalığın içindeki yanlış tercihler sonucu oluşan yalnızlık. Hatta yalnızlık; nasıl tercih haline gelir, gerçekliğin yalnızlığı, boşluğun hissi ve daha niceleri aktarılmıştır.
Kahramanın otuz yılını aktaran eser; ıssızlık, yalnızlık, tercih, insanın düşünce akışı gibi temalar çerçevesinde gelişmiştir.
Mekan ise “Bastiani Kalesi” bu kalenin unutulmuşluğu, kalplerimizdeki terk edilişleri çağrıştırıyor sanki.
"İnsanın, tek başına olduğu ve hiç kimseyle konuşamadığı zaman bir şeye inanması çok zordur. İşte tam da o dönemde, Drogo, insanların her zaman birbirlerinden uzakta olduklarını fark etti, birisi acı çektiğinde, acısı sadece kendisine ait oluyor, hiç kimse o acıyı birazcık olsun dindiremiyordu; bir insan acı çektiğinde, duydukları sevgi ne denli büyük olursa olsun, diğerlerinin bu yüzden acı çekmediklerini ve yaşamdaki yalnızlığı işte bu durumun oluşturduğunu fark etti."
"Muhakkak farklı birşeyler olagelmeli, öyle
bir şey ki insan: Artık sonuna gelmiş olsam
bile beklemeye değmiş diyebilmeli."