Neslihan

Nitekim eskiler, " Kendini ve düşmanını bilirsen, yüz kere savaşsan da neticeden korkmana gerek olmaz" derler. Şayet kendinizi bilip düşmanınızı bilmezseniz kazandığınız her zafer için bir kere de mağlup olursunuz. Şayet ne düşmanınızı ne kendinizi bilirseniz her savaşta perişan olursunuz.
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Neslihan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·104 syf.·
Beğendi
·
5 günde okudu
·
2025 7. kitabı
Molière
8.3/10 · 825 okunma
Dikkati odaklama ve beyin bölümleri arasındaki ilişki
Dikkati bir yere odaklamanin beyinde değişikliklere neden olduğunu gösteren pek çok bilimsel kanıt bulunmaktadır. Örneğin ( avlanırken veya avlanmamak için) seslere odaklandiklari takdirde ödüllendirilen hayvanların beyinlerindeki işitme merkezlerinin diğerlerine göre çok daha gelişmiş olduğu görülmektedir. Keskin görüşleri nedeniyle ödüllendirilen hayvanların ise beyinlerindeki görme alanları diğerlerine göre çok daha geniştir. Kemancilarin beyin taramaları, korteksin sol eli temsil eden ve parmakları tellere isabetli ve genellikle de çok süratli bir şekilde basmakla görevli olan bölümlerinde dramatik bir büyüme ve genişleme olduğunu göstermektedir. Şoförler üzerine yapılan araştırmalarda uzamsal bellek için hayati önem taşıyan hipokampus bu kişilerde daha geniş olduğunu göstermektedir. Burada önemli olan husus, beynin fiziksel mimarisinin dikkatimizi nereye odakladigimiza ve ne yaptığımıza bağlı olarak değiştiğidir.
Psikoloji
Bir duygunun gelip geçmesi ortalama olarak sadece doksan saniye alır.
Psikoloji
hissettiklerimizde karar vermede aktif katılımcı olmak
Dikkatimizi yönlendirerek etrafımızdaki faktörlerin etkisi altında kalmaktan kurtulabilir ve onlara etki eder bir duruma geçebiliriz. Çevremizde ve içimizde sürekli değişmekte olan bir dizi duyguyu ve gücü fark edersek onları onaylayabilir hatta bizim birer parçamız olduklarını kabul ederek onları bağrımıza basabilir ve bize zorbalıkla hükmetmelerine veya bizi tanımlamalarına izin vermeyiz.