Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen bir kitap okumadım.Kitapta 1979-1980 yıllarında Güney Kore’de yaşanan öğrenci olayları anlatılıyor.9 gün civarı süren gösteriler kanlı bir şekilde bastırılıyor.
Kitap bölümlerden oluşuyor.Olaylar kronolojik olarak anlatılmıyor. Her bir bölümde başka kahramanların bakış açısıyla veriliyor.Birinde gösterlerilerde kaybolan arkadaşını arayan çocuğun gözünden, diğer bir bölümde yayınevinde çalışan kızın gözünden, vb.Ama bana en ilginç gelen ise cesetten ayrılan bir ruhun gözünden olan kısımdı. Hayatımda belki hiç böyle bir şey okumadım.
Bu sözlerim sadece kitabı birazcık tanıtmamı sağlıyor. Kalbimin üzerine oturan ağırlığı anlatmaya yetmiyor.
Yaşanan trajedi, yazarın ifade kudretiyle öyle katmerleniyor ki.. Bosna savaşıyla ilgili romanları okurken çok üzülür, günlerce etkisinden çıkamam.Yaşananların gerçek olduğunu düşündükçe be n okumaya katlanamazken insanlar nasıl dayanmış derim içimden.
Ama bu romanda gerçekler, zaten çok acıyken yazar, öyle anlatmış ki … Düşüncelerimi ifadede zorlanıyorum
Zaten benim için nitelikli bir eserin alamet- i farikalarından biri bu. Kitap hakkında konuşmakta ne kadar zorlanıyorsam, ne söylesem yetersiz kalıyorsa, silip silip tekrar yazıyorsam, bir de günlerce içimde gezdiriyorsam…
Benim için unutulmayacak bir eser. Yazarın ilk okuduğum eseri “Vejeteryan “ dı.O da aynı niteliklere sahip.
Ben Hang Kang’dan devam edeceğim.Anlatımına
diline hayran oldum. Bir de duyarlılığına…
Not: Okumadan önce Kore tarihindeki olayları araştırmanızı tavsiye ederim.