Nevnihalç

Bekle Beni ..beklediğime değmedi.
Puan vermedi·192 syf.··
2025 69. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 12:46
Herkes çok beğendiğine dair yorumlar yapmış. Bir tek ben mi hayal kırıklığına uğradım acaba?..Edebi anlamda beni hiç mutlu etmedi. Sevgili Zülfü Livaneli 'den bizler ne muhteşem romanlar okuduk. Ben romanı ruhsuz buldum. Beklentimi karşılamadı malesef.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma
Nevnihalç
Kesinlikle tam bir hayal kırıklığı.. Elbette ülke gerçekleri toplumsal hafızamıza düşülen bir not olarak saygı duyulası bir konu ama edebi olarak beni mutlu etmedi.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Tehlikeli sayılmam artık. Kalbimi kalın bir kitabın arasında kuruttum"
Sayfa 66 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Nevnihalç
Ne derin bir metafor🖌️
Tuhaflık bulaşıcı mı, yoksa şehrin genlerinde mi var?
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2018 55. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2018 04:24
Yeni yılın kendi adıma ilk kitap incelemesi, geçen yıl okuduğum kitaplar içerisinde beni en çok sarsan, en çok etkileyen, hüzünlendiren, tebessüm ettiren, sorgulatan, çeşitli duygular arasında oradan oraya sürükleyen bu ‘tuhaf’ kitaba kısmetmiş… Lise yıllarından beri, çeşitli zamanlarda kitaplarıyla hayatıma girmiş bir yazar Orhan Pamuk… Bazen büyük bir hayranlıkla bazen de hayal kırıklıkları ile ayrıldım bu buluşmalardan. Bu 8. buluşma ise açık söylemek gerekirse, benim için oldukça özel ve keyifli geçti… Pek çok kitabının ilk baskısına sahip bir okuru olarak, -ki çıktığı gün alıp bitirdiğim kitapları olmuştur, bu kitabı okumak için neden 5 yıl bekledim bilmiyorum… Yeri gelmişken, birkaç ay önce bir Orhan Pamuk etkinliği başlatan (muhtemelen bitmiştir etkinlik) ve bu kitabı okumama vesile olan sevgili NigRa ’ya da en içten teşekkürlerimi gönderiyorum… Yılın ilk kitap incelemesi dediğime bakmayın siz… Yaklaşık 470 sayfa süren bu yolculuğa bir inceleme yazmaya kalksam en az bir 70 sayfa da bana gerekirdi derdimi tam olarak ifade edebilmek için… O yüzden sıcağı sıcağına dilim döndüğünce paylaşmak istedim kitaptan bana kalan tuhaflıkları:) ----------------------- Gündüz yoğurtçuluk gece de bozacılık yapan bir babanın peşinden 60’lı yılların sonunda, kendini ‘taşı toprağı altın’ İstanbul’da bulan Mevlut’un hayatının 40 yıllık bir kesitine tanık oluyoruz… ‘Herkesin hayatı roman olabilir, yeter ki düzgün yazacak biri olsun’ tezini kanıtlarcasına, sıradan bir bozacının sıradan hayatı, Nobel’li bir yazarın elinde modern bir destana dönüşüveriyor… Kitapta ilk dikkatimi çeken şey, Mevlut ile Orhan Pamuk arasındaki tezatlık oldu… Öyle ki, Pamuk İstanbul’un köklü bir ailesinde, her dönemin ‘elit’ semti Nişantaşı’nda dünyaya gelen, bu elit çevrede iyi bir
Kafamda Bir TuhaflıkOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202416,3bin okunma
Nevnihalç
Yorumunuzu keyifle okudum. Kitabı çok yeni bitirdim.Ben de benzer duygu ve düşüncelerle okudum. Zira İstanbul’un son 30 yıllık hikayesiyle benim kişisel tarihim de uyuşuyor. 94 ‘te üniversite okumak için geldiğim şehrin zaman içindeki değişimine bür miktar tanık oldum. İnceleme için elinize sağlık.
Tuhaflık bulaşıcı mı, yoksa şehrin genlerinde mi var?
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2018 55. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2018 04:24
Yeni yılın kendi adıma ilk kitap incelemesi, geçen yıl okuduğum kitaplar içerisinde beni en çok sarsan, en çok etkileyen, hüzünlendiren, tebessüm ettiren, sorgulatan, çeşitli duygular arasında oradan oraya sürükleyen bu ‘tuhaf’ kitaba kısmetmiş… Lise yıllarından beri, çeşitli zamanlarda kitaplarıyla hayatıma girmiş bir yazar Orhan Pamuk… Bazen büyük bir hayranlıkla bazen de hayal kırıklıkları ile ayrıldım bu buluşmalardan. Bu 8. buluşma ise açık söylemek gerekirse, benim için oldukça özel ve keyifli geçti… Pek çok kitabının ilk baskısına sahip bir okuru olarak, -ki çıktığı gün alıp bitirdiğim kitapları olmuştur, bu kitabı okumak için neden 5 yıl bekledim bilmiyorum… Yeri gelmişken, birkaç ay önce bir Orhan Pamuk etkinliği başlatan (muhtemelen bitmiştir etkinlik) ve bu kitabı okumama vesile olan sevgili NigRa ’ya da en içten teşekkürlerimi gönderiyorum… Yılın ilk kitap incelemesi dediğime bakmayın siz… Yaklaşık 470 sayfa süren bu yolculuğa bir inceleme yazmaya kalksam en az bir 70 sayfa da bana gerekirdi derdimi tam olarak ifade edebilmek için… O yüzden sıcağı sıcağına dilim döndüğünce paylaşmak istedim kitaptan bana kalan tuhaflıkları:) ----------------------- Gündüz yoğurtçuluk gece de bozacılık yapan bir babanın peşinden 60’lı yılların sonunda, kendini ‘taşı toprağı altın’ İstanbul’da bulan Mevlut’un hayatının 40 yıllık bir kesitine tanık oluyoruz… ‘Herkesin hayatı roman olabilir, yeter ki düzgün yazacak biri olsun’ tezini kanıtlarcasına, sıradan bir bozacının sıradan hayatı, Nobel’li bir yazarın elinde modern bir destana dönüşüveriyor… Kitapta ilk dikkatimi çeken şey, Mevlut ile Orhan Pamuk arasındaki tezatlık oldu… Öyle ki, Pamuk İstanbul’un köklü bir ailesinde, her dönemin ‘elit’ semti Nişantaşı’nda dünyaya gelen, bu elit çevrede iyi bir
Kafamda Bir TuhaflıkOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202416,3bin okunma
Nevnihalç
Çok merak ettim. Ben de bir öğrenci olarak İstanbul aşığıydım ve biraz o yıllara tanığım. Bu yüzden okumak istiyorum. Yorumunuz için teşekkürler.
Kadınlar genellikle gün içindeki zamanlarının yüzde seksenini yara­tıcı hayatlarını sekteye uğratan işler yapmaya harcayarak duyarlı olma­ya çalışan sanatçılardı.
Sayfa 216 - Ayrıntı Yayınları, 3. Basım.·Kitabı okudu
Alıntı
Nevnihalç
Kesinlikle…