Nevnihalç

Richis’nin mutluluğu kıpkızıl bir ter gibi bütün gözeneklerinden boşandı.
Sayfa 177 - Can·Kitabı okudu
Reklam
Koku
Deniz, içinde suyu, tuzu ve soğuk bir güneşi zaptetmiş, şişkin bir yelken gibi kokuyordu.
Sayfa 27 - Can·Kitabı okudu
Koku
yarım saat sonra “odun” sözcüğünü çıkardı ağzından. Tepeden tırnağa odunla dolmuş, gırtlağına kadar odunla dolmuşçasına, odun karnından, boğazından, burnundan taşıyormuşçasına kustu attı sözcüğü.
Sayfa 18 - Can·Kitabı okudu
Koku17
Dünyaya dışkısından başka bir şey verdiği yoktu; ne bir gülümseme, ne bir bağırış, ne bir göz ışıldaması, ne de kendi kokusunu koklatıyordu.
Koku
Mezarlığın olduğu yer bombalanmış bir savaş alanı gibi seriliydi önünde, kazılmış, altı üstüne getirilmiş, hendeklerle bölünmüş, üzeri kurukafalar, kemikler dolu, ağaçsız, çalısız, bir tek otu bile olmayan bir ölüm hurdalığı
Sayfa 182 - Can·Kitabı okudu
Reklam