Ben bir ilkeye inanıyorum yalnız, bu ilke de şu: iyiliği eğitim yoluyla öğrenememiş bir kadının önünde, iyiliğe giden iki yol açar Tanrı; hemen her zaman böyledir: biri acı, biri de aşktır bu yolların. Çetin yollardır bunlar; bu yollara giren kadınlar ayaklarını kanatırlar, ellerini parçalarlar, ama yolun dikenlerine günahın süsü giyimlerini de bırakırlar aynı zamanda, Tanrının önünde yüz kızartmayan çıplaklıkla erişirler amaca.
"bu şehir yüzyıllardır erkektir ve kadınları sevmeyi bilmez. işte bu yüzden, bu şehirde ben her gün kendimi defalarca öldürürüm. bomba olur patlarım; kulesinden, köprüsünden aşağı atlarım. elimde bir bıçak her yerime saplarım. tavandaki bütün ipler kendimi asmam için sallanır. arabalar önlerine atlamam için yol alır. denizinde, lağımında, çöpünde kimliksiz cesedim. kimsesizler mezarlığında daracık çukurlara sığar dev cesaretim."
"çocuğum hayat gerçekten muhteşemdir. şarkılar da muhteşemdir ama hayat onlardan daha muhteşemdir. hayat bu kadar muhteşem olmasaydı çocuğum, o şarkıları melodi melodi ezberleyecek şevki nasıl bulabilirdik, değil mi ya!"