Demek sana çiçek gönderdiler ve sen de onu odana koydun üzüldüm doğrusu buna. Odandaki bir eşya olsaydım o çiçekler çıkana kadar bir daha girmezdim o odaya.
Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
Yüz yıldır bekliyor beni
bir şehirde bir kadın.
Aynı daldaydık, aynı daldaydık.
Aynı daldan düşüp ayrıldık.
Aramızda yüz yıllık zaman,
yol yüz yıllık.
Yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından.
Hasret 1-2
Mutluluğunuzu alıp başka birinin ellerine bırakacak olursanız er ya da geç kıracaktır. Mutluluğunuzu başka birisine verirseniz alıp götürebilir. Mutluluğunuzdan siz sorumlusunuz. Başka birini hiçbir zaman kendi mutluluğunuzdan sorumlu kılmayınız. Birisini ne kadar çok severseniz sevin onun olmasını istediği kişi olmayacaksınız.
İnandıklarının yüzde sekseninden fazlası yalan , gerçek değil.
...
Başkalarına inanma zihnini diledikleri gibi yönlendirmek için aptallığını kullanıyorlar.
...
İnandığımız çoğu yalan , inanmaya son verdiğimiz an kaybolur gider.
...
Kendinize karşı dürüstseniz yeni seçimler yapmak üzere her zaman özgür olduğunuzu göreceksiniz.